"Teröre Karşı Tek Ses"
7 Bölgenin STK Başkanlarından Terörsüz Türkiye Platformu'na Tam Destek
Eskişehir'de düzenlenen Terörsüz Türkiye Platformu istişare toplantısında, Türkiye'nin 7 bölgesini temsilen gelen sivil toplum kuruluşlarının genel başkanları ve temsilcileri, teröre karşı milli birlik ve toplumsal dayanışma vurgusu yaparak platformun çalışmalarına tam destek verdiklerini açıkladı.
Terörle mücadelenin yalnızca güvenlik boyutuyla değil, toplumsal bilinç ve ortak duruşla yürütülmesi gerektiği vurgusu, Eskişehir'de düzenlenen Terörsüz Türkiye Platformu istişare toplantısında güçlü şekilde dile getirildi. Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen sivil toplum kuruluşlarının genel başkanları, platformun hedeflerini "tarihi ve stratejik bir toplumsal proje" olarak nitelendirerek destek mesajları verdi.
Toplantıya katılan STK başkanları ve temsilcileri, terörün yalnızca can kaybına değil, toplumsal huzura, ekonomik kalkınmaya ve gelecek umuduna da zarar verdiğini belirtti. Katılımcılar, teröre karşı ortak duruş sergilenmesi gerektiğini ifade ederek milli birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.
Programda söz alan STK temsilcileri, Terörsüz Türkiye idealinin ülkenin huzuru ve geleceği açısından hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Platformun yürüttüğü çalışmaları desteklediklerini belirten temsilciler, bu sürecin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekti.
Terörsüz Türkiye Platformu'nun Kurucu Genel Başkanı ve proje sahibi Turgut Lenk, toplantıda platformun amaçlarını, yürütülen faaliyetleri ve hedeflenen toplumsal kazanımları katılımcılarla paylaştı. Lenk'in sunumunun ardından birçok STK temsilcisi söz alarak platforma destek beyanında bulundu.
Platform yöneticilerinden iş insanı İsmet Ürper, konuşmasında birlik ve kardeşlik vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı:
"Türk ne kadar Türk ise ben de o kadar Türk'üm, Kürt ne kadar Kürt ise ben de o kadar Kürt'üm. Biz bu topraklarda birlikte yaşıyoruz ve teröre karşı ortak duruş sergilemek zorundayız."
Ürper'in sözleri salonda uzun süre alkışlandı.
Programda yapılan konuşmalarda huzur ve güven ortamının toplumların en temel ihtiyacı olduğu vurgulandı. Terörün, toplumsal huzuru hedef alan en büyük tehditlerden biri olduğuna dikkat çekilirken, buna karşı en güçlü cevabın birlik, dayanışma ve kararlı duruş olduğu ifade edildi.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin milli birlik, toplumsal dayanışma ve teröre karşı tavizsiz duruş konularındaki söylemleri de hatırlatıldı.
6 Şubat depremlerinde sergilenen toplumsal dayanışmanın milletin ortak vicdanını ortaya koyduğu belirtilerek, aynı birlik ruhunun terörle mücadelede de sürdürülmesi gerektiği vurgulandı.

Platform yöneticisi, basın mensubu ve yazar Yalçın Çelik, terörle mücadelenin sadece güvenlik güçlerinin meselesi olmadığını belirterek şunları söyledi:
"Terörle mücadele yalnızca devlet kurumlarının değil; akademinin, sivil toplumun, medyanın ve her vatandaşın ortak sorumluluğudur. Biz ayrıştıran değil, birleştiren bir anlayışı güçlendirmeyi hedefliyoruz."
Çelik ayrıca gençlerin bilinçlendirilmesi ve sivil toplumun önleyici rolüne dikkat çekti.
Platform yöneticisi ve yazar Nevzat Aksoy ise konuşmasında,
"Analar ağlamasın, şehitler gelmesin,"
ifadeleriyle terörün sona ermesine yönelik güçlü bir temenni dile getirdi.
Platform yöneticilerinden Serkan Sezer, terörün olmadığı bir Türkiye'nin ekonomik istikrar ve toplumsal refah açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak huzur ortamının yatırım ve kalkınmanın temel şartı olduğunu ifade etti.
Türkiye İstiklal Madalyaları Derneği üyesi İsrafil Acihan, şehitler adına söz aldığını belirterek, şehit ve gazilerin fedakârlıklarının hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini vurguladı.
Program, karşılıklı görüş alışverişi ve iyi niyet temennileriyle sona ererken, Terörsüz Türkiye Platformu'nun önümüzdeki süreçte sivil toplumla birlikte çalışmalarını daha da genişleteceği belirtildi. Toplantı, teröre karşı toplumsal mutabakatın güçlendiğini gösteren önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.
Haber: Yalçın ÇELİK / Haber Merkezi