ADD'den Sert Bildiri: "Ya İstiklâl, Ya Ölüm!"
Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi, yayımladığı kapsamlı basın açıklamasında Türkiye'nin içeriden ve dışarıdan kuşatma altında olduğunu savunarak, üniter ulus devlet yapısı ve laik Cumhuriyetin hedef alındığını öne sürdü. Bildiride, anayasal düzen, "eşit yurttaşlık" tartışmaları ve terörle mücadele süreci hakkında dikkat çeken ifadeler yer aldı.
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Merkezi, "Parolamız Tektir ve Değişmez: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!" başlığıyla yayımladığı açıklamada, Cumhuriyetin 103 yıllık tarihinde en kritik dönemlerden birinin yaşandığını belirtti. Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti'nin hem dış kaynaklı hem de içeriden destekli tehditlerle karşı karşıya olduğu savunuldu.
Metinde, küresel güç dengelerindeki gelişmelere atıfta bulunularak ABD'nin Orta Doğu ve çevresindeki politikaları eleştirildi. "Büyük Ortadoğu Projesi" kapsamında Türkiye'nin hedef alındığı iddia edilen açıklamada, 16 Nisan 2017 referandumu ve anayasal değişiklikler de bu çerçevede değerlendirildi.
Bildiride, Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısının, laik Cumhuriyet ilkesinin ve anayasanın 66. maddesinde tanımlanan millet kavramının tartışmaya açılmasının kabul edilemeyeceği vurgulandı.
"Eşit yurttaşlık", "anadilde eğitim" ve "yeni anayasa" başlıkları üzerinden yürütülen tartışmalara dikkat çekilen açıklamada, bu kavramların Türkiye'nin milli bütünlüğünü zedeleyebileceği savunuldu.
ADD, anayasanın 10. maddesinde yer alan yurttaş eşitliği ilkesinin yeterli olduğunu belirterek, farklı kavramsallaştırmaların "emperyal ezber" niteliği taşıdığını öne sürdü.
Açıklamada, kamuoyunda tartışmalara neden olan ve 47 oyla kabul edildiği belirtilen 53 sayfalık "Komisyon Raporu"na da değinildi. Söz konusu metnin kamuoyunda "devletin terörle mücadelede geri adım attığı" algısına yol açabileceği ifade edildi.
Ayrıca geçmiş dönemde yaşanan Ergenekon–Balyoz davaları, 2010 referandumu, 15 Temmuz sonrası OHAL uygulamaları ve 2017 anayasa değişikliği süreci hatırlatılarak, kuvvetler ayrılığı ilkesinin zayıfladığı ve TBMM'nin işlevinin tartışmalı hale geldiği öne sürüldü.
Bildiride dikkat çeken bir diğer unsur ise Anıtkabir ziyaretçi sayıları oldu. 2021'den 2025'e kadar artan ziyaretçi rakamlarının "milletin Cumhuriyet ve Atatürk'e bağlılığının göstergesi" olduğu belirtildi. 10 Kasım 2025 tarihinde kaydedilen rekor ziyaretçi sayısına özellikle vurgu yapıldı.
ADD Genel Merkezi açıklamasında şu temel başlıkların altı çizildi:
Üniter ulus devlet yapısının korunması
Laik Cumhuriyet ilkesinin vazgeçilmezliği
Anayasanın 66. maddesinde yer alan millet tanımının tartışılmazlığı
Kuvvetler ayrılığına dayalı parlamenter demokratik sistemin yeniden güçlendirilmesi
Dernek, Türkiye'nin "demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti" niteliğinin korunması gerektiğini vurgulayarak, ülkeyi yöneten ve yönetmeye talip olan tüm kurum ve kişilere çağrıda bulundu.
Söz konusu açıklamanın ardından siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının nasıl bir tutum alacağı merak konusu oldu. Bildirinin özellikle anayasa tartışmaları ve terörle mücadele süreci bağlamında yeni polemiklere zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi