Anahtar Parti Genel Başkan yardımcısı ve Siyasi İşler Başkanı Av. Ayhan Erel, terör örgütü PKK'nın kurucusu Abdullah Öcalan'a yönelik gündemde tartışılan 'umut hakkı'na yönelik değerlendirme yaptı.
Erel, yazılı basın açıklamasında "'Umut hakkı' söylemini gündeme taşımak; şehit ailelerinin acısını, gazilerin fedakârlığını ve toplumun adalet duygusunu yok saymaktır. Bir devlette hukuk vardır; ama hukuk, milletin vicdanıyla kavgalı olamaz" ifadelerini kullandı.
Ayhan Erel'in açıklamasının tamamı şöyle:
Terörist başı Apo'ya umut hakkı tartışması, sadece hukuki bir başlık değil; aynı zamanda vicdan, adalet ve millet hafızası meselesidir. Çok şükür Milletimizin hafızası hala canlıdır.
Terör eylemleriyle binlerce insanın hayatına mal olmuş bir sürecin baş aktörü olan Abdullah Öcalan hakkında "umut hakkı" söylemini gündeme taşımak; şehit ailelerinin acısını, gazilerin fedakârlığını ve toplumun adalet duygusunu yok saymaktır. Oysa Adalet Mülkün Temelidir. Adaleti erozyona uğrattığınızda devletimizin temelleri sarsılır.
Bir devlette hukuk vardır; ama hukuk, milletin vicdanıyla kavgalı olamaz.
Ceza hukukunun temel amacı; suçu önlemek, toplumu korumak ve adaleti tesis etmektir. Devlete silah doğrultmuş bir terör elebaşına umut hakkı tanımak; toplumu korumak değil, toplumsal hafızayı yaralamaktır. Bu, hukuk devleti ilkesiyle değil, siyasi pazarlık zihniyetiyle açıklanabilir.
Devletin merhameti; suçun ağırlığıyla, mağdurun hakkıyla ve milletin vicdanıyla dengelenmek zorundadır. Devlet; merhamet dağıtan bir yapı değil, adalet dağıtan bir yapıdır. Adalet ise eşitlik ister, tutarlılık ister, kararlılık ister.
Bugün "umut hakkı" denilerek açılmak istenen kapı; yarın başka ağır suçlara emsal gösterilecektir. Hukukta açılan her istisna, yarın bir başka istisnanın gerekçesi olur. Bu yolun sonu, cezanın caydırıcılığının zayıflaması ve devlet otoritesinin aşınmasıdır.
Terörle mücadelede en büyük güç; kararlılıktır. Kararlılığı zayıflatan her adım, terörle mücadeleyi zayıflatır. Şehitlerin kanı üzerinden hukuki esneklik üretmek, devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış bir terör örgütü liderine "umut" aramak, evladını toprağa vermiş bir annenin yüreğine nasıl izah edilecektir?
Bu meselede net olmak gerekir:
Terörle mücadelede kararlılık esastır.
Devlet, katille mağduru eşitleyen bir dil kullanamaz.
Adalet, merhamet adı altında sulandırılamaz.
"Umut hakkı" kavramı, insan hakları bağlamında tartışılabilir; ancak terör suçları söz konusu olduğunda toplumun güvenliği ve kamu vicdanı önceliklidir. Devletin temel görevi, suçluya umut dağıtmak değil; masumun hakkını korumaktır.
Bu milletin adalet anlayışı nettir:
Devlete silah çeken, masumların canına kasteden, ülkenin birliğine savaş açan biri için "umut" değil, hukuk çerçevesinde verilmiş kesin hükmün kararlılığı esastır.
Bu millet adalet ister.
Adalet ise, terörle arasına net bir çizgi çekmekten geçer.
Kaynak: Haber Merkezi