Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Aksaraylıların da yoğun katılım sağladığı MHP Grup Toplantısı'nda yaptığı kapsamlı konuşmada; terörle mücadele, emekli hakları, muhalefetin tutumu, ittifak ilişkileri, Suriye meselesi ve adalet vurgusu başta olmak üzere Türkiye'nin temel gündem maddelerine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasının merkezine terörle mücadelede kararlılığı koyan Bahçeli, Türkiye'nin bu alanda geri dönülmez bir noktaya geldiğini belirterek, "Terörün sonu gelmiştir. Terör, insanlığa karşı işlenmiş en vahşi suçtur ve aynı zamanda çıkmaz bir sokaktır" ifadelerini kullandı. Terörle yaşamayı reddettiklerini vurgulayan Bahçeli, sessiz kalmanın ve seyirci olmanın onurlu bir duruşla bağdaşmayacağını söyledi.
Bahçeli, terör örgütlerinin yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirdiği kanlı eylemlere asla müsamaha gösterilmeyeceğini belirterek, "Cinayet, melanet, ihanet ve rezaletlerin hiçbirinin yanına kâr kalmayacağı bilinmelidir" dedi. MHP'nin terörle mücadelede tavizsiz duruşunun dün olduğu gibi bugün de devam ettiğini ifade etti.
Konuşmasında emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara da değinen Bahçeli, emekli vatandaşların haklarının korunması ve iyileştirilmesi konusunda MHP'nin net bir duruş sergilediğini dile getirdi. "Emeklinin haklarının alınması için sonuna kadar yanındayız" diyen Bahçeli, bu konunun siyasi polemiklere alet edilmesine karşı olduklarını belirtti.
CHP Genel Başkanı'nı hedef alan Bahçeli, "CHP'nin oyunlarına gelmeyiz. Eğer Türkiye'nin genel problemlerine yönelik somut çözüm önerileriniz varsa, bunları açıkça milletimizle paylaşın" diyerek muhalefetin söylem siyaseti yerine çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini vurguladı.
Cumhur İttifakı'na dair değerlendirmelerde de bulunan Bahçeli, MHP'nin konumunu "iktidar ortağı değil, ittifak ortağı" sözleriyle tanımladı. Bu ifadeyle hem Cumhur İttifakı'nın ruhuna hem de siyasi sorumluluk anlayışına dikkat çeken Bahçeli, emekli hakları ve sosyal adalet konularında hem muhalefete hem de AK Parti'ye ince ama net mesajlar verdi.
Dış politika başlığında Suriye konusuna geniş yer ayıran Bahçeli, Suriye Cumhuriyeti'nin siyasi ve toprak bütünlüğünün tartışılamaz olduğunu vurguladı. Suriye'de vatandaşlık bağıyla devlete bağlı olan hiçbir etnik ya da dini kesimin dışlanmaması gerektiğini belirten Bahçeli, "Suriye'de hiçbir etnik veya dini kesim yok sayılmamalı, mağdur edilmemelidir" dedi.
Bahçeli, tek bayrak, tek devlet, tek ordu ilkesi doğrultusunda Suriye'nin her karış toprağında egemenliğin tesis edilmesinin, sadece Suriye için değil bölgesel barış ve istikrar açısından da hayati önemde olduğunu ifade etti.
Suriye'de güvenliğin, Türkiye'nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çeken Bahçeli, Şam yönetimi ile YPG arasında imzalandığı öne sürülen 14 maddelik ateşkes anlaşmasına da değindi. Bahçeli, söz konusu anlaşmanın bölgesel hesaplardan uzak, siyasi ve toplumsal istikrarı önceleyen, huzurlu bir Suriye için gerçek bir dönüm noktası olmasını temenni ettiklerini söyledi.
Konuşmasının önemli bir bölümünü adalet kavramına ayıran Bahçeli, Farabi ve Mevlana'dan alıntılar yaparak adaletin devlet yönetimindeki yerine dikkat çekti. "Adalet bir sonuç değil, kutlu bir yolculuktur. Temeli adalet olmayan bir devletin binası çürüktür" sözleriyle adaletin süreklilik arz eden bir yönetim anlayışı olduğunu ifade etti.
Türk milletinin tarih boyunca adaletiyle anıldığını belirten Bahçeli, devletin akıl ve adaletle yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Devlet nefretle değil adaletle muamele eder. Mücadelemiz de bu anlayışla sürmelidir" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı