Dünya genelinde karaciğer yağlanmasına bağlı siroz vakalarındaki artış, tıp dünyasını harekete geçirdi.
Karaciğer nakli ve metabolizma hastalıkları üzerine çalışan uluslararası uzmanlar, bel çevresi ölçümünün karaciğer sağlığı hakkında en net veriyi sağlayan yöntemlerden biri olduğunu kaydetti.
Karın bölgesinde biriken yağların, iç organların çevresini sararak kronik iltihaplanmayı tetiklediği ve bu sürecin geri dönülemez bir karaciğer hasarına yol açtığı vurgulandı.
Mayo Clinic'ten Hepatoloji Uzmanı Dr. Alina Allen, yaptığı değerlendirmede bel çevresindeki genişlemenin karaciğerde yağ birikiminin (steatoz) en güçlü göstergesi olduğunu belirtti.
Dr. Allen, özellikle insülin direnci ile bel çevresi arasındaki doğrudan korelasyona dikkat çekerek, karın tipi yağlanmanın organ fonksiyonlarını yavaşlattığını dile getirdi.
Araştırmalar, bel çevresi erkeklerde 102 santimetreyi, kadınlarda ise 88 santimetreyi aşan bireylerin, normal ölçülere sahip kişilere oranla siroz ve karaciğer kanseri riskine çok daha açık olduğunu ortaya koydu.
Cleveland Clinic Transplantasyon Merkezi uzmanlarından Dr. Federico Aucejo, karaciğer hasarının çoğu zaman fiziksel bir ağrı vermediğini, bu sebeple bel çevresindeki büyümenin erken bir uyarı sistemi olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.
Dr. Aucejo, karın bölgesindeki yağ dokusunun sitokin adı verilen iltihap yapıcı maddeler salgıladığını ve bu maddelerin karaciğer hücrelerini zamanla yara dokusuna (fibrozis) dönüştürdüğünü aktardı.
Alman Karaciğer Vakfı (Deutsche Leberstiftung) tarafından yayımlanan raporlarda da benzer bulgulara yer verildi.
Uzmanlar, vücut kitle indeksinden ziyade bel-kalça oranının, karaciğer yetmezliği riskini belirlemede daha güvenilir bir parametre olduğunu bildirdi.
Uzmanlar, karaciğerde yağlanmanın başladığı evrede bel çevresini inceltmeye yönelik yapılacak müdahalelerin, siroz aşamasına geçişi durdurabileceğini hatırlattı.
Erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurgulayan hepatologlar, basit bir mezura ölçümünün hayat kurtarıcı bir tarama testi işlevi gördüğünü altını çizdi.
Haber: Alper Talha Şimşek / Haber Merkezi