ABD'de gerçekleştirilen kapsamlı bir klinik araştırma, tıp dünyasının en zorlu alanlarından biri olan nöro-onkoloji için devrim niteliğinde bir sonuç ortaya koydu.
Bilim insanları, "kan-beyin bariyeri" nedeniyle ilaçların ulaşmakta zorlandığı beyin tümörlerine, burun yoluyla uygulanan özel bir nano-taşıyıcı sistemle ulaşmayı başardı. Özellikle tedavisi en güç kanser türlerinden biri olan glioblastoma üzerinde yoğunlaşan çalışma, nazal yolla iletilen bağışıklık güçlendiricilerin yaşam süresini uzattığını kanıtladı.
KAN-BEYİN BARİYERİ AŞILDI
Geleneksel kemoterapi yöntemlerinde ilaçlar kan dolaşımı yoluyla beyne ulaştırılmaya çalışılırken, beynin koruyucu kalkanı olan kan-beyin bariyeri ilaçların %90'ından fazlasının hedef bölgeye geçmesini engelliyordu.
Geliştirilen bu yeni yöntemde ise ilaçlar, koku alma sinirleri (olifaktör yol) üzerinden doğrudan beyin dokusuna sızdı.
Nanoteknolojiyle tasarlanan bu sentetik yapılar, tümörün çevresindeki baskılanmış bağışıklık hücrelerini uyandırarak kanserli dokuya saldırmalarını sağladı.
UZMAN GÖRÜŞLERİ: YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI
Çalışmanın sonuçlarını değerlendiren yabancı uzmanlar, yöntemin sadece konfor değil, hayati bir etkinlik sunduğuna dikkat çekti:
Dr. David Tran (Florida Üniversitesi Sağlık Kanser Merkezi Direktörü):
"Bu yaklaşım, glioblastoma gibi agresif tümörlerin tedavisinde karşılaştığımız en büyük engel olan 'erişim' sorununu ortadan kaldırdı. Burun yoluyla yapılan bu müdahale, bağışıklık sistemini tümörün kalbinde uyandırmayı başardı."
Dr. Justin Lathia (Cleveland Clinic Lerner Araştırma Enstitüsü Bölüm Başkanı):
"Bağışıklık sistemini beyin içinde bu kadar hassas bir şekilde yönlendirebilmek, cerrahi ve radyoterapi sonrası nüks riskini azaltmak için elimizdeki en güçlü araç haline gelebilir. Bulgular, invaziv olmayan bu yöntemin geleneksel tedavilerle eş zamanlı kullanılabileceğini gösterdi."
TEDAVİDE "TRUVA ATI" STRATEJİSİ
Araştırmanın teknik detaylarında, nano-parçacıkların birer "Truva Atı" gibi hareket ettiği kaydedildi.
Burun boşluğundan beyne sızan bu yapılar, tümörün bağışıklık sisteminden kaçmak için kullandığı sinyalleri bloke etti.
Yapılan testlerde, bu yöntemle tedavi edilen deneklerde tümör boyutunda ciddi küçülme ve uzun vadeli bağışıklık hafızası oluştuğu gözlemlendi.
Haber: Alper Talha Şimşek / Haber Merkezi