CHP İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, emeklilik sisteminde ortaya çıkan tabloya tepki göstererek, "Bu ülkede daha çok çalışan, daha uzun süre prim ödeyen daha az emekli maaşı alıyorsa burada bir teknik hata değil, bilinçli bir adaletsizlik vardır. Bu sistem çalışmayı değil, erken kopmayı ödüllendiriyor; emeği değil, yoksulluğu büyütüyor" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, emeklilik sisteminin yıllar içinde yapılan düzenlemelerle sosyal güvenlik olmaktan çıkarılıp, karmaşık bir hak kaybı mekanizmasına dönüştürüldüğünü vurgulayarak, konuyu Meclis gündemine taşıdı.
Dr. Akkuş İlgezdi, "Prim gün sayısı artıyor, çalışma süresi uzuyor, ödenen prim yükseliyor ama emekli maaşı düşüyor. Bu tablo bir hesaplama meselesi değil; emekçinin aklıyla alay eden, alın terini cezalandıran bir düzendir" ifadelerini kullandı.
Gamze Akkuş İlgezdi, sistemin yarattığı çarpıklığın artık gizlenemez hale geldiğini belirterek, 2000 yılı öncesinde daha düşük primle emekli olanların bugün 28 bin TL'ye varan maaşlar alabildiğini, buna karşın 2008 sonrası uzun yıllar yüksek prim ödeyen milyonlarca çalışanın 20–22 bin TL bandına sıkıştırıldığını hatırlattı. İlgezdi, "Bu tablo çalışanlara açıkça şunu söylüyor: Çok çalışma, sisteme güvenme, primini yüksekten yatırma. Çünkü ne kadar çok verirsen o kadar az alırsın. Bu, sosyal güvenliğin inkârıdır" diye konuştu.
Emeklilik tartışmasının bilinçli biçimde 'faiz hesabı' ve 'bireysel yatırım' söylemleriyle saptırıldığını ifade eden Dr. Akkuş İlgezdi, bu yaklaşımın büyük bir tuzak olduğunu belirtti. İlgezdi, şunları ifade etti:
"Emeklilik bir banka mevduatı değildir. 'Paranı faize yatırsaydın daha çok alırdın' demek, sosyal devleti çöpe atmaktır. Emeklilik bir lütuf değil, yıllarca ödenen primlerin ve verilen emeğin karşılığıdır. Bu bir yazılım hatası değil, sınıfsal bir tercihtir. Emeklilik sistemi bilinçli olarak karmaşıklaştırılmış, haklar budanmış, çalışan ile emekli karşı karşıya getirilmiştir. Bugün milyonlarca emekli açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyorsa bunun sorumlusu bu politikaları hayata geçirenlerdir"
Sistemin aynı zamanda kayıt dışılığı ve güvencesizliği körüklediğine dikkat çeken CHP'li Dr. İlgezdi, "Bu düzen çalışana 'ne kadar az görünürsen o kadar az kaybedersin' mesajı veriyor. Bu, sosyal güvenliğin kendi kendini inkâr etmesidir. İnsanları sistemin dışına iten bir yapının adı güvenlik olamaz" dedi.
İlgezdi, "30–35 yıl çalışıp yoksulluğa mahkûm edilen bir emekli kitlesi yaratıldı. Emekli maaşı bir maliyet kalemi değildir. Emekli sadaka beklemez, hakkını ister. Bu ülkede emekli dilenci değildir. Bu adaletsiz, çarpık ve emek düşmanı düzeni kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı.
İlgezdi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'a şu soruları yöneltti: "Bakanlığınızın verilerine göre, 2000 yılı öncesi, 2000–2008 arası ve 2008 sonrası dönemlerde emekli olanların ortalama emekli aylıkları ne kadardır? Daha uzun süre çalışıp daha fazla prim ödeyen sigortalıların, daha kısa süre çalışıp daha az prim ödeyenlere göre daha düşük emekli aylığı almasının, bakanlığınızca kabul edilen teknik ve hukuki gerekçesi nedir? 2008 sonrası dönemde emekli aylığı bağlama oranlarının düşürülmesinin, uzun süre çalışan sigortalılar üzerindeki etkisi bakanlığınız tarafından analiz edilmiş midir? Edildiyse bu analizlerin sonuçları nelerdir?"
Kaynak: Haber Merkezi