2026 yılı itibarıyla teknoloji dünyası, yapay zekanın sadece metin ürettiği veya soruları yanıtladığı "asistanlık" dönemini geride bırakarak, "Agentic AI" (Ajan Yapay Zeka) olarak tanımlanan otonom sistemlerin hakimiyetine girdi. Bu yeni nesil sistemler, kullanıcıdan aldığı genel bir hedefi parçalara bölerek, gerekli araçları kullanıp işlemi sonlandırma yeteneğiyle dikkat çekti.
Stanford Üniversitesi İnsan Merkezli Yapay Zeka Enstitüsü (HAI) tarafından yayımlanan güncel bir rapor, otonom ajanların iş dünyasındaki verimliliği %40 oranında artırdığını ortaya koydu.
Araştırma, bu sistemlerin sadece veri analizi yapmadığını, aynı zamanda analiz sonuçlarına göre stratejik kararlar alıp bunları operasyonel düzlemde hayata geçirdiğini belgeledi.
Eski nesil sohbet botları sadece bilgi sunarken, Ajan Yapay Zeka sistemleri karmaşık lojistik ve idari görevleri üstlendi.
Örneğin, bir seyahat planlamasında sistem; bütçe analizi yaptı, uçak biletlerini satın aldı, takvim çakışmalarını giderdi ve otel rezervasyonlarını tamamladı. Bu süreçte insan müdahalesine gerek duymadan alternatif senaryoları (iptal, gecikme vb.) bağımsız şekilde yönetti.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan OpenAI Kurucu Ortağı ve Bilim İnsanı Greg Brockman, yapay zekanın "düşünen bir araçtan, yapan bir varlığa" evrildiğini ifade etti. Brockman, bu sistemlerin çok adımlı muhakeme yeteneği sayesinde karmaşık iş akışlarını kusursuz bir şekilde tamamladığını vurguladı.
Microsoft CEO'su Satya Nadella ise konuyla ilgili bir panelde yaptığı konuşmada, "Yapay zeka artık bir arayüz olmaktan çıkıp, kendi başına birer 'aktör' haline gelmiştir" dedi.
Nadella, bu teknolojinin işletmelerde "dijital iş gücü" olarak konumlandığını ve insan çalışanların üzerindeki rutin yükü tamamen devraldığını belirtti.
"Agentic AI" sistemleri, finans sektöründen yazılım geliştirmeye kadar pek çok alanda otonom departmanların kurulmasına yol açtı.
Yazılım geliştirme süreçlerinde bu ajanlar; hataları tespit etti, düzeltme kodlarını yazdı ve sistemi test ederek yayına aldı.
Uzmanlar, bu durumun iş tanımlarını kökten değiştirdiğini ve insanın rolünü "uygulayıcı"dan "denetleyici" pozisyonuna taşıdığını kaydetti.
Haber: Kasım Akdoğan / Haber Merkezi