Ekonomik kriz ve yüksek enflasyonun derinden hissedildiği Türkiye'de eğitim masrafları da dudak uçuklatıyor. Günden güne artan maliyetler, velileri zor durumda bırakırken Veli-Der, konuya ilişkin araştırmada bulundu.
Veli-Der, veli ve öğretmen algılarını inceleme altına alarak, iki ayrı araştırmanın sonuçlarını yurttaşlarla paylaştı.
Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf'ta (TAKSAV) gerçekleştirilen basın toplantısında duyurulan çalışmaya göre, okul öncesi eğitimin yarı-piyasa koşullarında yürütülmesi aileler açısından ciddi maliyet oluşturuyor.
18 ilde en az bir okul çağında çocuğu bulunan 1350 veliyle gerçekleştirilen araştırmada velilerin büyük bir bölümü okul öncesi eğitimin maliyetinin çok yüksek olduğunu belirtti.
Katılımcıların yüzde 31'i masrafları "çok yük" olarak tanımlarken, yüzde 78,3'ü ise "biraz yük" olarak değerlendirdi.
Öte yandan raporda, erken çocukluk eğitiminin toplum tarafından gerekli ve önemli görülen bir alan olduğuna dikkat çekerken, kapasitenin talebi karşılamakta yetersiz kaldığının altı çizildi.
Ailelerin okul öncesi eğitim hizmetlerinden yararlanmasında ekonomik engellerin önemli bir bariyer oluşturduğu belirtilirken, buna karşın erken çocukluk eğitiminin toplumda güçlü bir meşruiyete sahip olduğunun altı çizildi.
Veli-Der'in değerlendirmesinde, ücretsiz hizmetler ve beslenme desteğinin okul öncesi eğitime katılımı yükseltebilecek en etkili politika araçları arasında yer aldığına vurgu yapıldı. Raporda, erken çocukluk eğitiminin hak temelli bir kamu politikası olarak güçlendirilmesine yönelik toplumsal desteğin yüksek olduğu da kaydedildi.
Araştırmada okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması için öneriler de yapıldı.
Yapılan öneriler arasında ücretsiz kamu kreşlerinin kapasitesinin yükseltilmesi, okul öncesi kurumlarda ücretsiz yemek uygulamasının artması, çok çocuklu haneler için mali destek mekanizmalarının geliştirilmesi ve mahalle ölçeğinde planlama yapılarak hizmetlere erişimin kolaylaştırılması önerildi.
Araştırmada şu ifadelere yer verildi:
"Velilerin maliyet yükü ve erişimle ilgili sıkıntı yaşadıkları son derece net bir şekilde ortaya çıkıyor. Ulaştığımız velilerin büyük bir çoğunluğunun çocuklarının okul öncesi eğitim hizmetinden faydalandığını gördük ama faydalanmayan ya da faydalandırılmak istenmeyen çocuklar olduğunu da gördük. Erken çocukluk eğitiminin insan sermayesi yatırımı olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Bu bir kamusal politika haline getirilmelidir. Okul öncesi eğitim kamusal ve eşit biçimde yaygınlaştırılmalıdır."
Kaynak: Haber Merkezi