Haftalarca devam eden şiddetli karın ağrısı ve geçmeyen ishal vakalarında yaşanan artış, tıp dünyasını harekete geçirdi.
Toplum genelinde "geçici bir enfeksiyon" olarak değerlendirilen bu belirtilerin, aslında vücudun kendi dokularına saldırdığı ciddi kronik hastalıkların öncüsü olduğu saptandı. Özellikle genç nüfusta görülme sıklığı artan Crohn ve Ülseratif Kolit gibi rahatsızlıkların, erken teşhis edilmediğinde geri dönülemez hasarlara yol açtığı kaydedildi.
Bilimsel çalışmalar, modern diyetlerin ve aşırı steril yaşam koşullarının bağırsak florasını bozduğunu ortaya koydu.
The Lancet dergisinde yayımlanan güncel bir araştırmada, işlenmiş gıda tüketiminin bağırsak bariyerini zayıflatarak kronik iltihabı tetiklediği belgelendi.
Uzmanlar, hastaların bu durumu genelde "üşüttüm" diyerek geçiştirmesinin, tanıda ortalama iki yıllık bir gecikmeye neden olduğunu bildirdi.
Konuyla ilgili görüş bildiren Mount Sinai Hastanesi İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları Merkezi Direktörü Dr. Jean-Frédéric Colombel, semptomların sürekliliğine dikkat çekti.
Dr. Colombel, "Eğer ishal ve ağrı periyodu 14 günü aşmışsa, bu durum artık basit bir patojenle açıklanamaz. Vücut, bağırsak çeperinde kalıcı bir yıkım başlattığının sinyalini vermektedir" şeklinde konuştu.
Cleveland Clinic Gastroenteroloji Bölümü'nden Dr. Jessica Philpott ise, bağışıklık sisteminin bağırsaklara yönelik saldırısını durdurmak için zamanın kısıtlı olduğunu aktardı.
Dr. Philpott, "Hastalar genellikle kilo kaybı ve aşırı yorgunluk eklenene kadar doktora başvurmuyor. Oysa bu aşamada bağırsaklarda darlık veya fistül oluşumu çoktan şekillenmiş olabiliyor" ifadelerini kullandı.
Vakalarda, erken dönemde kolonoskopi ve kan tetkikleri yaptıran bireylerin, biyolojik tedaviler sayesinde cerrahi müdahaleye gerek kalmadan normal yaşantılarına döndüğü gözlemlendi.
Uzmanlar, özellikle gece uykudan uyandıran karın ağrılarının "kırmızı hat" olarak kabul edilmesi gerektiğini anlattı.
Kaynak: Haber Merkezi