Tarih: 26.02.2026 21:20

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan ‘borçlanma’ eleştirilerine yanıt

Facebook Twitter Linked-in

Hazine ve Maliye Bakanlığı, borçlanma politikasına ilişkin son günlerde eksik bilgiye yanıt verdi. Bakanlık, borçlanmanın sadece tek bir yöntemle değil; kur, faiz, likidite ve refinansman risklerini dengeleyecek şekilde yapıldığını belirterek eleştirilere karşı durdu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, "borçlanma politikasına ilişkin son günlerde eksik bilgiye dayalı bazı değerlendirmeler yapıldığını" ifade ederek kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla yazılı açıklama gerçekleştirdi.

BAKANLIK ELEŞTİRİLERE KARŞI DURDU

Bakanlık, borçlanmanın sadece tek bir yöntemle değil; kur, faiz, likidite ve refinansman risklerini dengeleyecek şekilde yapıldığını belirterek eleştirilere karşı durdu. Bu değişimlerin piyasa koşulları ve yatırımcı talebi doğrultusunda, borç stokunun sürdürülebilirliğini korumak amacıyla yapıldığı açıklamada vurgulandı.

Yazıda 2023 yılının sonunda 65,1 ay olan nakit borçlanmanın ortalama vadesi, Ocak 2026 itibarıyla 33,8 aya gerilediği belirtilirken, piyasa dalgalanmalarının maliyetini sınırlamak için daha kısa vadeli borçlanmaya gidildiğini bu veriler gösteriyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan 'borçlanma' eleştirilerine yanıt - Resim : 1

AÇIKLAMANIN TAMAMI

Bakanlığın açıklamasının tamamı şu şekilde:

"Bakanlığımızın borçlanma politikasına ilişkin son günlerde eksik bilgiden kaynaklı bazı yanlış değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki teknik açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.

Bakanlığımız borçlanma politikası, tekil ihraçlar veya satış yöntemleri üzerinden değil; borç stokunun vade yapısı, faiz kompozisyonu ve risk profili birlikte değerlendirilerek, orta ve uzun vadeli stratejik ölçütler çerçevesinde yürütülmektedir. Bu kapsamda borçlanma kararları, piyasa koşulları ve yatırımcı talebi gözetilerek, borç stokunun sürdürülebilirliği ve maliyet-risk dengesinin korunması amacıyla alınmaktadır.

Diğer taraftan borçlanma politikası, bütçe finansmanı, maliyet, vade, borç servisi profili, piyasa talebi ve verim eğrisinin farklı vadelerde sağlıklı oluşması gibi birçok unsur gözetilerek yürütülmektedir. Son yıllarda, gerek küresel gerekse de yurt içi finansman koşullarında gözlenen geçici dalgalanmaların borç stoku üzerindeki kalıcı maliyet etkisini sınırlandırmak amacıyla iç borçlanmanın ortalama vadesinde geçmiş yıllara nazaran azalış gerçekleşmiştir.

Nitekim nakit borçlanmanın ortalama vadesi 2023 yılı sonu itibarıyla 65,1 ay iken, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 33,8 ay seviyesine inmiştir.

Ayrıca iç borçlanmanın kompozisyonuna bakıldığında;

5 yıllık sabit kuponlu senedin borçlanmadaki payı 2012-2024 döneminde yaklaşık %20,4 iken 2025 yılında %14,2,

10 yıllık sabit kuponlu senedin payı 2012-2024 döneminde yaklaşık %14,3 iken 2025 yılında %1,9,

Değişken (FRN ve TÜFE) senetlerin payı 2012-2024 döneminde yaklaşık %22,4 iken 2025 yılında %9,

TLREF'e endeksli senetlerin payı 2020-2024 döneminde yaklaşık %10,8 iken 2025 yılında %20,9,

Altın cinsi senetlerin payı 2017-2024 döneminde yaklaşık %7,1 iken 2025 yılında %5,5,

Döviz cinsi senetlerin payı 2018-2024 döneminde yaklaşık %11,8 iken 2025 yılında %14,5 olarak gerçekleşmiştir.¹

Borçlanma kompozisyonu, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi kur, faiz, refinansman ve likidite risklerini gözeten stratejik ölçütler doğrultusunda dengeli şekilde oluşturulmaya devam edilecektir."

 

 

 

 

 

Kaynak: Ekonomi Servisi




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —