Ramazan ayının gelişiyle birlikte öğün sayısının ikiye düşmesi ve sahur ile iftar arasındaki uzun açlık süreleri, mide-bağırsak sistemi üzerinde ciddi bir fizyolojik baskı oluşturdu.
Klinik gözlemler, bu dönemde özellikle gastroözofageal reflü (GÖRH) ve dispepsi şikayetlerinde belirgin bir artış yaşandığını ortaya koydu.
Dünya genelinden uzmanlar, oruç tutarken mide sağlığını korumanın biyokimyasal ve mekanik yollarını mercek altına aldı.
Uzun süreli açlık sonrası yapılan yanlış beslenme tercihlerinin sindirim sistemi üzerindeki baskıyı artırdığı belgelendi.

İftarda kan şekerinin düşmesiyle birlikte gelişen hızlı yemek yeme dürtüsü, mide asidinin yemek borusuna kaçmasındaki en büyük etken olarak tanımlandı.
Harvard Tıp Fakültesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Gastroenterolog Dr. Jacqueline Wolf, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, midenin aniden ve kapasitesinin üzerinde doldurulmasının alt özofagus sfinkterine (mide kapakçığı) binen basıncı artırdığını ifade etti.
Wolf, bu durumun asit geri kaçışını kronik hale getirebileceğini belirtti.
Reflü hastaları için en kritik zaman diliminin sahur sonrası olduğu vurgulandı. Stanford Üniversitesi'nden uyku ve sindirim sağlığı üzerine araştırmalar yürüten Dr. Clete Kushida, yemek yedikten hemen sonra yatay pozisyona geçmenin yerçekimi etkisini ortadan kaldırarak mide içeriğinin özofagusa sızmasını kolaylaştırdığını dile getirdi.
Kushida, son lokma ile uyku arasında en az iki ila üç saatlik bir zaman dilimi bırakılmasının şart olduğunu vurguladı.
Journal of Gastrointestinal Surgery dergisinde yayımlanan güncel bir çalışma, yüksek yağlı ve baharatlı gıdaların mide boşalma süresini geciktirdiğini kanıtladı.
Araştırma sonuçlarına göre:
-Risk Faktörü
-Mide Üzerindeki Etkisi
Öneriler:
-Aşırı Karbonhidrat
-Mide içi basıncı artırır
-Kompleks tahıllar tercih edilmeli
-Kafein Tüketimi
-Mide kapakçığını gevşetir
-İftar sonrası sınırlı tüketilmeli
-Hızlı Çiğneme
-Hava yutulmasına (aerofaji) yol açar
-Lokmalar en az 20 kez çiğnenmeli
-Sıvı Tüketimi ve Porsiyon Kontrolü

Londra King's College'dan beslenme bilimci Prof. Dr. Kevin Whelan, sindirimi kolaylaştırmak için iftarın su veya hafif bir çorba ile açılmasını, ardından 10-15 dakikalık bir ara verilmesini önerdi.
Whelan, bu yöntemin insülin tepkisini dengelediğini ve midenin mekanik olarak yorulmasını engellediğini ifade etti. Ayrıca, asitli ve hazır meyve suları yerine oda sıcaklığında su tüketiminin mide mukozasını koruduğunu aktardı.
Kaynak: Haber Merkezi