Bugün milyonlarca dolar ödüllü turnuvaların başrolü olan bu oyunun arkasında, savaşlar, göçler ve bir "köprü" hikayesi yatıyor.
Pek çok kişi brici safkan bir İngiliz oyunu sanıyor ancak tarihçiler bizi 19. yüzyılın İstanbul'una, Galata'nın kalbine götürüyor. Kırım Savaşı döneminde İstanbul'da bulunan İngiliz subaylarının, yerel halktan öğrendiği "Biritch" isimli oyunun bugünkü modern bricin atası olduğu kabul ediliyor. Efsaneye göre subaylar, Karaköy'deki kahvehanelere gitmek için her gün Galata Köprüsü'nü geçiyorlardı ve bu rota, oyunun ismine "Bridge" (Köprü) olarak ilham verdi. Kelimenin kökeni üzerine bir diğer çarpıcı iddia ise Türkçe "bir-üç" ifadesinin zamanla evrilerek dünya literatürüne girmesidir.
Yüzyılın sessiz oyunu Whist'ten evrilen briç, İstanbul'da kazandığı yeni kimlikle Londra ve New York'a taşındığında adeta bir çılgınlığa dönüştü. İlk başlarda sadece şans ve sezgiye dayanan bu oyun, 1886 yılında İstanbul'da yaşayan John Collinson'ın kuralları yazıya dökmesiyle profesyonel bir zemin kazandı. Artık mesele sadece kart almak değil, rakibin hamlesini saniyeler içinde hesaplamaktı. Bu durum, brici kısa sürede bir "aristokrat eğlencesi"nden çıkarıp küresel bir "akıl sporu" haline getirdi.
Bricin modern kurallarını belirleyen kişi ise bir tesadüf değil, dev bir servetin varisi olan Harold Stirling Vanderbilt'ti. 1925 yılında bir gemi seyahati sırasında brici "Kontrat Briç" formatına sokan Vanderbilt, şans faktörünü neredeyse sıfıra indirdi. Günümüzde Bill Gates ve Warren Buffett gibi dünyanın en zengin isimlerinin bu oyuna milyonlarca dolar yatırmasının sebebi de işte bu; hataya yer bırakmayan matematiksel kusursuzluk. Bugün briç, Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından tanınan ve federasyonlarca yönetilen bir disiplin olarak zekanın en saf halini temsil ediyor.
Kaynak: Haber Merkezi