Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam ederken, beslenme alışkanlıklarının bu riskler üzerindeki etkisi bilimsel çalışmalarla yeniden gözler önüne serildi.
Klinik araştırmalar, özellikle "çözünebilir lif" içeren gıdaların kandaki düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) yani kötü kolesterol seviyelerini aşağı çekmede ilaç dışı en etkili yöntemlerden biri olduğunu saptadı.
Çözünebilir lifler, suyla temas ettiğinde jel benzeri bir kıvama dönüşerek sindirim sisteminde ilerlediği bildirildi. Bu biyokimyasal sürecin, kolesterolün öncüsü olan safra asitlerini bağladığı ve bunların vücuttan atılmasını sağladığı belirlendi.
Vücut, kaybedilen safra asitlerini yenilemek için kandaki mevcut kolesterolü kullandığından, genel kolesterol seviyelerinde düşüş yaşandığı ifade edildi.
Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Harvard Tıp Okulu'ndan Dr. Frank Hu, lifli beslenmenin sadece kilo kontrolü değil, doğrudan metabolik sağlık üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı.
Dr. Hu, günlük lif alımındaki her 10 gramlık artışın, kalp krizi riskini %15 oranında azaltabildiğini aktardı.
Oxford Üniversitesi Beslenme Uzmanı Dr. Susan Jebb ise lifin damar yapısını koruma mekanizmasına dikkat çekti.
Jebb, çözünebilir liflerin şeker emilimini de yavaşlatarak insülin direncini kırdığını ve bu sayede damar içi inflamasyonu (iltihaplanmayı) minimize ettiğini dile getirdi.
American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayımlanan kapsamlı bir meta-analiz, günde 5 ila 10 gram çözünebilir lif tüketiminin LDL kolesterolü %5 ila %10 arasında düşürebildiğini ortaya koydu.
Uzmanlar; yulaf ezmesi, arpa, elma, narenciye ve mercimek gibi besinlerin bu süreçteki en güçlü kaynaklar olduğunu belirtti.
Haber: Hava Arabacılar / Haber Merkezi