Yaşlanma süreciyle birlikte insan vücudunda meydana gelen en belirgin yıkım olan sarkopeni (kas kaybı), artık kader olarak kabul edilmiyor.
Son yıllarda yapılan kapsamlı araştırmalar, ağırlık antrenmanlarının sadece kas kütlesini korumakla kalmadığını, aynı zamanda DNA düzeyinde onarım başlattığını ortaya koydu.
Mayo Clinic tarafından yürütülen geniş çaplı bir çalışma, direnç egzersizlerinin hücrenin enerji santralleri olan mitokondrilerin fonksiyonunu %60 oranında artırdığını saptadı.
Araştırma sonuçlarına göre, yüksek yoğunluklu güç antrenmanları yapan bireylerin hücre içi protein sentezi, kendilerinden yirmi yaş genç olan ve sedanter (hareketsiz) yaşam süren bireylerle benzerlik gösterdi.
Dr. Rhonda Patrick (Biyomedikal Uzmanı - FoundMyFitness):
"Güç antrenmanı, 'hormezis' adını verdiğimiz bir süreci tetikler. Vücuda uygulanan kontrollü stres, hücrelerin kendisini onarmasını ve dış etkenlere karşı daha dirençli hale gelmesini sağlar. Bu, biyolojik yaşlanmayı yavaşlatmak için elimizdeki en güçlü araçtır."
Prof. Dr. Stuart Phillips (McMaster Üniversitesi Kinesiyoloji Bölümü):
"Kas dokusu sadece hareket etmemizi sağlamaz, aynı zamanda metabolik bir organdır. Ağırlık kaldırmak, insülin duyarlılığını düzenler ve kronik inflamasyonu (iltihabı) baskılar. Yaşlılıkta görülen hastalıkların çoğunun temelinde bu inflamasyonun yattığını düşündüğümüzde, güç antrenmanının neden hayati olduğu daha net anlaşılır."
Güç antrenmanlarının etkisi sadece kaslarla sınırlı kalmadı. Harvard Tıp Fakültesi tarafından paylaşılan verilerde, direnç egzersizlerinin kemik mineral yoğunluğunu artırarak osteoporoz riskini neredeyse sıfıra indirdiği vurgulandı. Ayrıca, ağırlık antrenmanları sırasında salgılanan BDNF (Beyin Türevli Nörotrofik Faktör) hormonunun, yaşa bağlı bilişsel gerilemeyi ve Alzheimer riskini önemli ölçüde azalttığı ifade edildi.
Haber: Alper Talha Şimşek / Haber Merkezi