Dünya Sağlık Örgütü ve küresel sağlık kuruluşları, son dönemde vaka sayılarında gözlenen artışla birlikte "süper grip" fenomenine karşı kamuoyunu uyardı.
Mevsimsel gribin daha şiddetli bir formu olarak tanımlanan bu tablo, bağışıklık sistemini doğrudan hedef alarak iyileşme sürelerini uzattı.
Bilim insanları, bu dirençli virüs dalgasından korunmak için kanıta dayalı yöntemlerin uygulanmasının hayati önem taşıdığını belirtti.
1. Mikrobiyom Desteği ve Probiyotik Gücü
Beslenme düzeninin bağışıklık yanıtı üzerindeki etkisi, modern araştırmaların odak noktası haline geldi.
Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu'ndan Dr. Eric Rimm, bağırsak sağlığının viral enfeksiyonlarla mücadelede kilit rol oynadığını dile getirdi.
Rimm, fermente gıdalar ve yüksek lifli beslenmenin, antikor üretimini destekleyerek vücudun savunma mekanizmasını mobilize ettiğini aktardı.
2. D Vitamini Seviyelerinin Optimizasyonu
Güneş ışığının azaldığı kış aylarında düşen D vitamini seviyeleri, virüslere karşı savunmasız kalmanın başlıca nedenlerinden biri olarak gösterildi.
Oxford Üniversitesi'nden immünoloji uzmanı Prof. Dr. Adrian Martineau, yürüttüğü geniş kapsamlı analizlerde, yeterli D vitamini takviyesi alan bireylerde solunum yolu enfeksiyonu riskinin %50'ye varan oranlarda azaldığını saptadığını ifade etti.
3. Uyku Hijyeni ve Sitokin Üretimi
Vücudun enfeksiyonlarla savaşmak için ihtiyaç duyduğu "sitokin" adlı proteinlerin üretimi, büyük oranda uyku sırasında gerçekleşti.
Stanford Üniversitesi Uyku Bilimleri Merkezi'nden Dr. Rafael Pelayo, yetersiz uykunun bağışıklık belleğini zayıflattığını vurguladı.
Pelayo, günde yedi saatten az uyuyan bireylerin, gribal enfeksiyonlara yakalanma riskinin üç kat daha fazla olduğunu yürüttüğü çalışmalarla ortaya koydu.
4. Hijyen Protokollerinde 'Altın Kural' Değişimi
Sadece el yıkamanın ötesine geçen "temas izolasyonu" süper grip döneminde en etkili bariyerlerden biri olarak kabul edildi.
Johns Hopkins Üniversitesi'nden enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. Amesh Adalja, virüslerin yüzeylerde kalma süresinin arttığını tespit etti.
Adalja, kalabalık ortamlarda hava dezenfeksiyonunun ve ortak kullanım alanlarındaki temasın minimuma indirilmesinin, bulaş zincirini kırmada birincil öncelik olduğunu kaydetti.
Haber: Cansu İşcan / Haber Merkezi