Tarih: 18.02.2026 12:11

Mahmut Arıkan: Sokakta seçim değil, geçim konuşuluyor

Facebook Twitter Linked-in

Yeni Yol grup toplantısında konuşan Saadet Partisi lideri Arıkan, ekonomideki sorunlara dikkat çekerek "Sokakta seçim değil, geçim konuşuluyor" dedi. Öte yandan DEVA Partisi lideri Babacan ise "10 haneden 4'ünün sofrasında et yok" dedi.

Yeni Yol Grubu, TBMM'de grup toplantısı gerçekleştirdi. İlk söz alan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptı.

Ekonomideki sorunlara ve gündemdeki ittifak tartışmalarına dikkat çeken Saadet Partisi lideri Arıkan, "Sokakta seçim değil, geçim konuşuluyor" dedi.

Arıkan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Emekli maaşı hala açlık sınırının yarısına tekabül ediyor. Asgari ücrete gelen zam daha şubat ayında buharlaştı gitti. Gençlerimiz şubat ayı bitmeden bu yıla dair umutlarını raflara kaldırdı.

Gerçek şu; sokakta ittifak değil mutfak konuşuluyor. Sokakta anketleri değil adalet konuşuluyor, özgürlük konuşuluyor. Sokakta seçim değil geçim konuşuluyor. Açık söylüyorum milletimiz neyi talep ediyorsa biz onu dillendirmeye devam edeceğiz.

'SİYASET DEĞİL KURU HAMASET OLUR'

Milletimiz adelet diyorsa biz adaleti haykırmaya devam edeceğiz. Milletimiz umut istiyorsa biz umudu inşaa etme çalışmalarına devam edeceğiz. İnsanımızın gündemi neyse bu kürsülerden dillendirmeye devam edeceğiz. Aksi takdirde yaptığımız siyaset değil kuru hamaset olur. Bizim gündemimiz belli; gündemimiz milletimiz.

Ancak bu millet adalet ve kalkınma getirmesi gereken iktidarın bambaşka gündemleriyle karşı karşıya kalıyor.

Bakanlar 23 yıllık kesintisiz bir iktidar döneminin bakanı değil de sanki enkaz devralmış bir hükümetin bakanları gibi açıklama yapıp duruyorlar."

'10 HANEDEN 4'ÜNÜN SOFRASINDA ET YOK'

Arıkan'ın ardından söz alan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gündemi değerlendirdi.

Mahmut Arıkan: Sokakta seçim değil, geçim konuşuluyor - Resim : 1

DEVA Partisi lideri Babacan, milyonlarca insanın iftar sofrası kurmakta zorlandığını söyleyerek hayat pahalılığına dikkat çekti .

Babacan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Maalesef bugün ülkemizde milyonlarca aile iftar sofrasını kurarken hesap yapmak zorunda kalıyor.

Emeklimiz, asgari ücretlimiz, dar gelirli vatandaşımız hayat pahalılığı karşısında çaresiz.

Bakın, OECD verilerine göre Türkiye, 2025 yılında gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülke oldu.

2026'nın Ocak ayında yıllık gıda enflasyonu yıllık yüzde 31,7 olarak kaydedildi.

Bu ne demek biliyor musunuz?

Bu, sofradaki ekmeğin küçülmesi demek.

Bu, anne-babaların pazarda fileyi dolduramaması demek.

Bu, emeklinin etiketlere bakıp, sessizce uzaklaşması demek.

Bu, kalabalık iftar sofralarınınküçülmesi, bolluğun yerini yokluğabırakması demek

Bakın, yine bir OECD verisinden bahsedeceğim.

Gün aşırı da olsa sofrasında et, tavuk ya da balık tüketemeyen, yani sofrasına et girmeyen hanelerin oranına bakılıyor. Ülkeler sıralanıyor.

Ve maalesef Türkiye listenin en dip noktasında yer alıyor.

Oran tam %40.

Yani, ülkemizde her 10 haneden 4'ü gün aşırı dahi olsa parası yetip et, tavuk veya balık koyamıyor sofraya.

Ve her sene durum daha da kötüleşiyor. Yani bu %40 dediğimiz oran yıldan yıla artıyor.

GERÇEKTEN ÇOK ACI

Bir zamanlar bereketiyle, üretimiyle, kendi kendine yetebilme gücüyle anılan bu güzel ülke, bugün yokluğun yoksulluğun esiri haline geldi.
Kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydik. Bugün o ülkeden eser yok ...

200 TL 132 dolardı şimdi 4.5 dola

Size meşhur 200 liramızı göstereceğim.

2009 yılında tedavüle girdiğinde yaklaşık 132 dolar ediyordu.

Şubat 2026 itibarıyla değeri 4,5 dolar seviyesine kadar gerilemiş durumda.

Bir banknot düşünün…

Üzerindeki rakam aynı. Ama itibarı erimiş gitmiş.

2009'daki 200 lirayla doldurabildiğiniz alışveriş sepetine bugün ulaşmak için bugün 4 bin 500lira harcamanız gerekiyor.

Bu ne demek biliyor musunuz?

Sadece Türk Lirası değer kaybetmedi.

Vatandaşın emeği değer kaybetti.Alın teri değer kaybetti.

Üretim değer kaybetti.

Yılların birikimi, tasarrufu değer kaybetti.

Bir ülkenin parası, o ülkede güveninin aynasıdır.

Biz yıllarca ne dedik?

Merkez Bankası bağımsız olacak dedik.

Para politikası öngörülebilir olacak dedik.

Ekonomide istikrar olacak dedik.

Çünkü güven kaybolursa, para değer kaybeder;

Para değer kaybederse, toplum fakirleşir dedi.

2018 seçimlerinden sonra damat kayınpeder el ele verip saçma sapan politikalarla enflasyonu patlattılar,piyasayı öngörülemez hale getirdiler.

O gün bugündür üreticiyi de tüketiciyi de belirsizliğe mahkûm ettiler. "

 

Kaynak: Haber Merkezi




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —