Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Sözcü TV'de katıldığı programda erken seçim tartışmalarına ve "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 2027 Kasım'ında bir erken seçime izin vermeyeceklerini söyleyen Arıkan, Meclis'te 360 milletvekili şartına işaret ederek mevcut tabloda bunun mümkün görünmediğini ifade etti.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, muhalefetin son dönemde artan erken seçim çağrılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2027 sonbaharında bir seçim yapılacağı yönündeki algının bilinçli şekilde oluşturulduğunu savunan Arıkan, mevcut Meclis aritmetiğinin buna elverişli olmadığını söyledi.
Arıkan, erken seçim ihtimalini düşük gördüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Ben erken seçim olma ihtimali görmüyorum. 2027 Kasım'daki erken seçime de biz müsaade etmeyiz. Oraya kadar gelinmişse 2028 Mayıs'ını bekleriz. Şu an 2027 sonbaharında seçim olacak algısı oluşturuluyor. Ancak o seçimin yapılabilmesi için 360 milletvekili gerekiyor. Mevcut tabloda bunu yakalamaları zor."
Anayasa gereği seçimlerin yenilenmesi için Meclis'te en az 360 milletvekilinin oyu gerektiğini hatırlatan Arıkan, siyasi dengelerin değişebileceğini ancak mevcut şartlarda böyle bir çoğunluğun oluşmasının güç olduğunu vurguladı.
Arıkan, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" başlığı altında yürütülen sürece ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Sürecin yaklaşık 16-17 aydır sınırlı bir zeminde ilerlediğini belirten Arıkan, yaklaşımın kapsamının dar tutulduğunu savundu.
Sürecin yalnızca terör ve Abdullah Öcalan ekseninde ele alınmasını eleştiren Arıkan, bunun meselenin bütüncül çözümüne katkı sağlamayacağını ifade etti.
Olası bir "umut hakkı" düzenlemesi konusunda da konuşan Arıkan, Cumhurbaşkanı'nın anayasal yetkilerine dikkat çekti.
"Eğer bir umut hakkı düzenlemesi olacaksa bu Cumhurbaşkanı'nın yetkileri çerçevesinde çözülebilir. Geçmişte bu yetkiler kullanıldı."
Arıkan'ın bu sözleri, olası hukuki düzenlemeler ve yürütme yetkisi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Arıkan, uzun yıllar boyunca ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunduğu terör meselesi ile Kürt meselesinin yeniden birlikte sunulmasının süreci zorlaştırdığını belirtti.
"Biz ne Cumhur İttifakı'na destek oluyoruz ne de sürecin karşısındayız. Yanlış gördüğümüz noktaları dile getiriyoruz."
Kişiye özel hukuk uygulamalarına karşı olduklarını da vurgulayan Arıkan, hukuk devletinin eşitlik ilkesine işaret etti:
"86 milyona uygulanan hukuk neyse herkese aynı uygulanmalıdır. A-B-C şartlarını özel uygulamanın doğru olmadığını düşünüyoruz."
Arıkan'ın açıklamaları, hem erken seçim tartışmaları hem de çözüm süreci benzeri girişimler bağlamında siyasi kulislerde yeni değerlendirmelere yol açtı. Özellikle 360 milletvekili vurgusu ve 2028 Mayıs işareti, seçim takvimi üzerinden yürüyen tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Önümüzdeki süreçte siyasi partilerin tutumu ve Meclis'te oluşabilecek yeni dengeler, erken seçim ihtimalinin kaderini belirleyecek. Arıkan'ın çıkışı ise seçim takvimi ve hukuki zemin tartışmalarının önümüzdeki dönemde daha da yoğunlaşacağının sinyalini verdi.
Kaynak: Haber Merkezi