Soğuk Savaş döneminde ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki nükleer silah rekabeti iki ülkenin elinde binlerce nükleer başlığın olmasına neden olmuştu. Dünyada en çok nükleer savaş başlığına sahip iki ülke yaptıkları anlaşmalar ile bu kapasiteyi sınırlandırarak yeni nükleer silah üretmeme kararı aldılar.
Ancak 2002 yılından itibaren gelen hamleler nükleer silahlanma yarışının yeniden başlamasına yönelik tedirginliğin artmasına neden oldu.
İlk olarak ABD, 2002 yılında Anti Balistik Füze Anlaşmasından, 2019 yılında ise Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'ndan çekildi.
Son olarak ise iki ülke arasında imzalanan 'New Start' anlaşmasının süresi doldu. ABD ve Rusya'dan anlaşmanın uzatılması için bir hamle gelmemesi 'Nükleer silahlanma yarışı mı başlıyor?' sorusunun sorulmasına neden oldu.
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda anlaşmanın uzatılmamasının büyük bir tehlike olduğunu söyledi. Gürdeniz, "Yapay zekaya neredeyse duygu yükleyebilen, teknolojik uygarlık aşamasına gelen insanoğlu nükleer silahlar kullanıldığında topyekün yok oluşu önleyecek yeni bir süreci başlatamıyor" ifadelerini kullandı.
Cem Gürdeniz'in paylaşımı şöyle:
"Bugün ABD'nin elinde 5.177, Rusya'nın ise 5.459 nükleer savaş başlığı var ve bugün itibarıyla karadan, denizaltından ve havadan fırlatan bu silahları sınırlayan tek bağlayıcı anlaşma bugün itibarıyla artık yok.
Hatırlayalım:
2002'de ABD, ABM Anlaşması'ndan çekildi.
2019'da INF Anlaşması çöktü. Bugün de süresi dolan New START Anlaşması Rusya'nın uzatma teklifine rağmen uzatılmadı.
Küresel jeopolitik fay hatları pek çok yerde kırılırken ve yeni dünya düzeni kurulurken nükleer silahları sınırlayacak hiçbir anlaşmanın olmaması insanlık için son derece büyük bir tehlike.
Yapay zekaya neredeyse duygu yükleyebilen, teknolojik uygarlık aşamasına gelen insanoğlu nükleer silahlar kullanıldığında topyekün yok oluşu önleyecek yeni bir süreci başlatamıyor"

New Start Anlaşması, 2010 yılında dönemin ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalandı ve 2011 yılında yürürlüğe girdi. Anlaşma, Soğuk Savaş'ın ilk on yıllarında hızla büyüyen ve günümüzde hâlâ dünyadaki diğer tüm ülkelerin nükleer silah stoklarını açık ara geride bırakan ABD ve Rusya'nın nükleer cephaneliklerini azaltmayı amaçlıyordu.
New Start, iki ülke arasında silah depolarını sınırlamayı hedefleyen daha önceki birçok anlaşmanın devamı niteliğini taşıyordu.
10 yıllık bir süre için yürürlüğe giren anlaşma, Biden yönetimi döneminde kullanılan bir hakla beş yıl uzatılmıştı. Bu uzatma süresi açıklanan takvime göre sona erdi.
Mevcut anlaşma, her iki ülkenin konuşlandırılmış kıtalararası balistik füzeleri (ICBM), denizaltından fırlatılan balistik füzeleri (SLBM) ve nükleer silah taşıma kapasitesine sahip ağır bombardıman uçaklarının sayısını 700 ile sınırlandırıyordu. Ayrıca bu sistemlerde taşınan nükleer savaş başlığı sayısı 1550 ile "konuşlandırılmış ve konuşlandırılmamış" toplam fırlatma rampası sayısı ise 800 ile sınırlandırılmıştı. Anlaşma aynı zamanda Rusya'nın ABD topraklarına ulaşabilecek kıtalararası nükleer silahlarına da kısıtlamalar getiriyordu.
New Start, her iki taraf için yılda 18 kez yerinde denetim yapılmasını öngörüyordu. Ancak bu denetimler son birkaç yıldır fiilen gerçekleştirilemedi.
Kaynak: Dış Haberler Servisi