Tarih: 09.01.2026 00:20

Sanal gerçeklik ve yapay zeka kıskacında modern insan. Dijital kaygı pandemisi

Facebook Twitter Linked-in

Dijital platformlar ve yapay zeka algoritmaları, bireylerin ruh sağlığı üzerinde geri dönülemez bir baskı oluşturarak küresel bir kaygı krizini tetikledi. Uzmanlar, ekran başında geçirilen sürenin biyolojik stres yanıtlarını doğrudan manipüle ettiğini ortaya koydu.

Sanal medya ağları ve hızla gelişen yapay zeka teknolojileri, modern toplumun psikolojik dengesini sarsan temel unsurlar haline dönüştü.

Bilimsel veriler, dijitalleşmenin getirdiği bilgi kirliliği ve sürekli kıyaslanma halinin, toplumlarda kronik anksiyete bozukluklarını radikal bir şekilde artırdığını kanıtladı.

DİJİTAL YANKI ODALARI VE "FOMO" ETKİSİ

Oxford İnternet Enstitüsü tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir araştırmada, sosyal medya kullanımının beyindeki dopamin döngüsünü bozduğu ve bireyleri "gelişmeleri kaçırma korkusu" (FOMO) ile baş başa bıraktığı belirlendi.

Yapay zeka destekli algoritmaların, kullanıcıları kendi görüşlerini destekleyen dar bir çerçeveye hapsetmesi, sosyal izolasyon hissini derinleştirerek kaygı düzeyini yukarı çekti.

UZMAN GÖRÜŞLERİ VE BİLİMSEL YAKLAŞIMLAR

New York Üniversitesi'nden Sosyal Psikolog Jonathan Haidt, dijital platformların özellikle gençler üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sanal dünyanın gerçeklik algısını deforme ettiğini savundu.

Haidt, sosyal medyanın bir "performans alanına" dönüşmesinin, bireylerde sürekli bir yetersizlik hissi uyandırdığını ifade etti.

MIT Medya Laboratuvarı'ndan teknoloji eleştirmeni ve uzman Sherry Turkle, insanların yapay zeka ile kurduğu etkileşimin "yalnızlık içinde birliktelik" illüzyonu yarattığını vurguladı.

Turkle, makinelerle kurulan bağın insani empatiyi zayıflattığını ve bunun sonucunda bireylerin toplumsal alanlarda daha kırılgan ve kaygılı hale geldiğini belirtti.

Stanford Üniversitesi'nden Psikiyatrist Dr. Anna Lembke ise "Dopamin Ulusu" (Dopamine Nation) çalışmasında, sürekli dijital uyarana maruz kalmanın beynin haz-acı dengesini bozduğunu kaydetti.

Lembke, yapay zekanın sunduğu sonsuz içerik akışının, nörolojik bir çöküşe zemin hazırlayarak klinik anksiyeteyi tetiklediğini dile getirdi.

ALGORİTMİK BELİRSİZLİK VE GELECEK KORKUSU

Yapay zekanın iş gücü ve günlük yaşam üzerindeki belirsiz etkisi, "teknolojik işsizlik" kaygısını da beraberinde getirdi.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) raporları, otomasyon ve yapay zekaya dair belirsizliğin, çalışan sınıflarda stres hormonlarını (kortizol) sürekli yüksek seviyede tuttuğunu belgeledi.

 

 

 

Haber: Mehmet Ertaş / Haber Merkezi




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —