SGD /YPG' nin Geçmişi, Bugünü ve Geleceği başlıklı Araştırma Notu, Enstitü'nün Dış Politika Programı Direktörü Berçin Yiğitaslan ve Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Gül tarafından kaleme alındı.
Rapora göre SDG/YPG'nin gerilemesi, yalnızca askerî bir çözülme değil; Suriye'de rejimin çöküşüyle tetiklenen daha geniş ölçekli bir güç kaymasının sonucu. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelmesi, Hizbullah'ın İsrail saldırıları nedeniyle Suriye'den çekilmesi ve İran'ın öncelik değiştirmesi, rejimi savunmasız bıraktı. Muhaliflerin hızlı ilerleyişiyle 8 Aralık 2024'te 54 yıllık Esad yönetimi sona erdi.
Bu yeni ortamda SDG/YPG en ağır darbeyi Ocak 2026'da aldı. Arap aşiretlerinin toplu biçimde taraf değiştirmesi ve ABD'nin desteğini çekmesiyle örgüt kısa sürede çöktü; yıllarca yönettiği Rakka ve Deyrizor'u kaybetti. Kontrol sahasının yaklaşık yüzde 80'ini yitiren örgüt, ABD arabuluculuğunda Şam'la müzakerelere oturmak zorunda kaldı.
18 Ocak ve 30 Ocak mutabakatları, örgütün tamamen tasfiye edilmediğini, aksine sınırlı bir kurumsal bütünlükle Suriye ordusuna entegre edildiğini ortaya koyuyor. Mutabakata göre örgüt mensuplarından oluşan bir tümen Haseke–Kamışlı hattında, bir tugay ise Halep'te konuşlanacak. Yiğitaslan ve Gül, bunun 18 Ocak'taki bireysel entegrasyon modeline kıyasla SDG/YPG'ye daha geniş bir alan sunduğunu vurguluyor.
Türkiye açısından süreç çok boyutlu. Raporda, "Terörsüz Türkiye" sürecinin zamanlamasının Suriye'deki dönüşümle paralelliğine dikkat çekiliyor. Ankara'nın SDG/YPG'yi yalnızca bir güvenlik tehdidi değil, aynı zamanda yeni Şam yönetimi ve bölgesel aktörler karşısında potansiyel bir denge unsuru olarak değerlendirebileceği belirtiliyor. Ahmed eş‑Şara yönetiminin dış politikada Suudi Arabistan'a yönelmesi ise Ankara'nın SDG/YPG'ye ait bazı unsurları kontrollü bir şekilde sahada tutma ihtimalini gündeme getiriyor.
Raporda ayrıca İran sahasında yükselen gerilimin PKK bağlantılı yapılar için yeni bir meşruiyet alanı oluşturabileceği uyarısı yapılıyor. Bu nedenle hem diplomatik hem de askeri önleyici adımların güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Yiğitaslan ve Gül, Suriye'nin kuzeyinde kalıcı bir istikrar oluşmadığını, SDG/YPG'nin çekirdek kadrolarıyla hâlâ etkin bir aktör olduğunu ve 30 Ocak Mutabakatı'nın kırılgan bir "çatışmasızlık anlaşması" niteliği taşıdığını belirtiyor.
Sonuç olarak Enstitü'nün analizine göre, Türkiye'nin Suriye politikası hem sınır güvenliği hem de iç siyasi dengeler açısından kritik bir eşiğe girmiş durumda. Bölgedeki belirsizlik devam ederken, SDG/YPG dosyası Ankara'nın uzun vadeli stratejisinin merkezinde yer almayı sürdürüyor.
'İRAN'DA SURİYE'DE YAŞANAN BENZER TABLO ÖNLENMELDİR'
Araştırma raporunun sonuç bölümünde ise çarpıcı ifadelere yer veriliyor. Raporda yer alan ifadeler şu şekilde:
''SDG/YPG ile PKK arasındaki organik bağ yadsınamaz bir gerçektir. Suriye'nin kuzeyin deki dengelerin her an yeniden şekillenebileceği öngörülerek, bu yapının PKK ile olan organik bağı uluslararası platformlarda vurgulanmaya devam edilmeli ve küresel kamu oyundan bu eksende somut destek talep edilmelidir. • İran'da başlayan savaşla birlikte, Suriye'de SDG/YPG yapısının zaman içinde kazandığı uluslararası meşruiyete benzer bir riskin İran sahasında ortaya çıkma ihtimali toplum.org.tr 13 SDG/YPG'nin Geçmişi, Bugünü ve Geleceği bulunmaktadır. KCK yapılanmasının İran ayağını temsil eden PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) ve birlikte hareket ettiği unsurlara ilişkin bağlantılar şimdiden kapsamlı biçimde analiz edilmeli; bu çerçevede gerekli diplomatik pozisyon alınmalıdır.
İran'da Suriye'de yaşanan sürece benzer bir tablonun oluşmaması için sahada önleyici güvenlik tedbirlerinin güçlendirilmesi gerekmektedir. İran'ın toprak bütünlüğü ve ege menliği Türkiye açısından temel bir ilke olmalıdır. Bununla birlikte, sınır hattına yakın bölgelerde otorite boşluğu ya da güvenlik zafiyeti durumları oluşması halinde Türkiye askeri gücünü kullanmaktan kaçınmamalıdır.''
Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün SGD /YPG' nin Geçmişi, Bugünü ve Geleceği başlıklı Araştırma Notu'nun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Kaynak: Haber Merkezi