Tarih: 03.01.2026 00:53

'Sessiz katil' geri döndü: Verem, COVID-19’u geride bıraktı

Facebook Twitter Linked-in

Dünya koronavirüs salgını ile kasıp kavrulurken bir başka tehlike yayılmaya devam etti. COVID-19 pandemisinin sönümlenmesi ile verem yeniden "dünyanın en çok öldüren bulaşıcı hastalığı" oldu.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayımlanan 2024 ve 2025 Küresel Tüberküloz Raporları, çarpıcı bir gerçeği gözler önüne serdi. Yüzyıllardır insanlığın peşini bırakmayan tüberküloz (verem), COVID-19 pandemisinin ardından yeniden "dünyanın en çok öldüren bulaşıcı hastalığı" unvanını geri aldı.

Pandemi döneminde sokağa çıkma kısıtlamaları ve sağlık sistemlerinin COVID-19'a odaklanması nedeniyle gölgede kalan verem, 2023, 2024 ve 2025'te kaydedilen vaka sayılarıyla korkutucu bir rekor kırdı.

8 MİLYONDAN FAZLA YENİ VAKA

DSÖ'nün son verilerine göre, 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 8,3 milyon insan tüberküloz tanısı aldı. Bu rakam, örgütün küresel izleme başlattığı 1995 yılından bu yana kaydedilen en yüksek seviye olarak tarihe geçti.

Hastalık nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı yıllık bazda 1,23 milyona gerilese de, COVID-19 kaynaklı ölümlerin hızla azalmasıyla tüberküloz yeniden listenin birinci sırasına yerleşti.

FİNANSMAN KRİZİ KAPIDA

Haberin en endişe verici kısmı ise Antimikrobiyal Direnç (AMR). Rapor, çok ilaca dirençli tüberkülozun (MDR-TB) küresel bir sağlık krizi olarak varlığını sürdürdüğünü vurguluyor.

Tanı Boşluğu: Dirençli verem hastalarının sadece yüzde 44'ü doğru tanıya ve tedaviye erişebiliyor.
Bütçe Açığı: DSÖ, tüberkülozla mücadele için yıllık 22 milyar dolar gerektiğini ancak mevcut fonların bunun sadece dörtte birine (yaklaşık 6 milyar dolar) ulaştığını belirtiyor.
8 Ülke Mercek Altında: Türkiye için sessiz tehlike göç

Küresel verem yükünün üçte ikisi sadece 8 ülkede yoğunlaşmış durumda. Listenin başında Hindistan (yüzde 26) yer alırken; onu Endonezya, Çin, Filipinler ve Pakistan izliyor. Uzmanlar, yetersiz beslenme, HIV enfeksiyonu, alkol kullanımı ve diyabetin verem riskini en çok artıran faktörler olduğu konusunda uyarıyor.

DSÖ Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus'tan Uyarı: "Tüberkülozun hala bu kadar çok insanı öldürmesi ve hasta etmesi bir skandaldır; çünkü elimizde bu hastalığı önleyecek, teşhis ve tedavi edecek araçlar mevcut."

Türkiye listede olmasa da, raporda bölge bazlı uyarılar Türkiye'yi dolaylı olarak ilgilendiren bazı risklere dikkat çekiyor:

Göç ve Hareketlilik: Çatışma bölgelerinden ve verem yükü yüksek ülkelerden gelen göçler, "ithal vakaların" artmasına neden olabilmekte.

İlaca Dirençli Verem: Dünya genelindeki en büyük korku olan "ilaca dirençli verem" vakaları, Türkiye'de de yakından izlenen ve tedavisi daha zor olan bir grup.

 

 

 

 

 

Kaynak: Haber Merkezi




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —