Tıp dünyasında heyecan uyandıran yeni bir araştırma, halk arasında "gece yanığı" olarak bilinen zona hastalığına karşı uygulanan aşıların, beyin sağlığı üzerinde devrim niteliğinde bir yan etkiye sahip olduğunu gösterdi.
İngiltere'deki Oxford Üniversitesi tarafından yürütülen ve sonuçları saygın tıp dergisi Nature Medicine'da yayımlanan çalışma, rekombinant zona aşısının (Shingrix), demans tanısı alma ihtimalini %17 oranında düşürdüğünü kanıtladı.
Araştırmacılar, 200 binden fazla bireyin verilerini analiz ederek eski nesil canlı aşılar ile yeni nesil protein bazlı aşıları kıyasladı. Elde edilen bulgulara göre, yeni nesil zona aşısı olan bireylerin, olmayanlara kıyasla demanssız geçen ömürlerinin ortalama 164 gün daha fazla olduğu belirlendi. Uzmanlar, bu etkinin hem erkeklerde hem de kadınlarda tutarlı bir şekilde gözlemlendiğini bildirdi.
Araştırmanın başyazarı ve Oxford Üniversitesi Psikiyatri Bölümü'nden Prof. Dr. Maxime Taquet, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları ifade etti:
"Verilerimiz, yeni nesil zona aşısı ile demans riskindeki azalma arasında güçlü bir bağ olduğunu gösterdi. Bu aşının sunduğu koruma, sadece deri sağlığını değil, aynı zamanda beynin fonksiyonel ömrünü de uzatıyor."
Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. Pascal Geldsetzer ise çalışmanın önemine dikkat çekerek şunları kaydetti:
"Zona aşısının Alzheimer ve ilişkili demans türlerine karşı sağladığı bu ek fayda, yaşlılık dönemi sağlık politikalarını değiştirebilir. Enfeksiyonların sinir sistemi üzerindeki yıkıcı etkisini kırmak, nörodejeneratif süreçleri yavaşlatmakta kritik bir rol oynadı."
Bilim insanları, zona aşısının bu koruyucu etkisini iki temel teoriyle açıkladı.
Birinci teoriye göre, Varisella Zoster virüsünün (suçiçeği ve zona virüsü) sinir sisteminde yarattığı kronik enflamasyon aşı sayesinde baskılandı.
İkinci ihtimal olarak ise aşının içeriğindeki bileşenlerin, beyinde plak oluşumuna neden olan proteinlerin birikmesini dolaylı yoldan engellediği öne sürüldü. Bu gelişme, halihazırda dünya genelinde artan yaşlı nüfus ve demans vakaları göz önüne alındığında, koruyucu hekimlik adına umut verici bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.
Haber: Hava Arabacılar / Haber Merkezi