Rapora göre 2025 yılı içinde 36 ülkenin risk notu yükseltilirken, yalnızca 14 ülkenin notu düşürüldü. Türkiye de notu iyileştirilen ekonomiler arasında yer aldı. Çalışmada Türkiye ekonomisinin 2026-2027 döneminde güçlü iç talep ve servet etkisinin katkısıyla yaklaşık yüzde 3,7 büyümesinin beklendiği ifade edildi.
Bununla birlikte yüksek enflasyon ve borçlanma maliyetlerinin özellikle ihracatçı şirketlerin kâr marjları üzerinde baskı oluşturmaya devam edebileceği uyarısı da yapıldı. Türkiye ile birlikte Arjantin, Ekvador, Macaristan, İtalya, İspanya ve Vietnam’ın da risk notu yükselen ülkeler arasında bulunduğu belirtildi.
Allianz Trade Ekonomi Araştırmaları Başkanı Ana Boata, not artışlarının büyük ölçüde sağlam makroekonomik temeller, destekleyici maliye politikaları ve finansman koşullarındaki iyileşmeden kaynaklandığını belirtti. Gelişmekte olan piyasalarda yerel para birimlerindeki güçlenme ve emtia fiyatlarındaki yükselişin de riskleri azaltan unsurlar arasında olduğu ifade edildi.
Raporda risk notu düşen ülke sayısının 2024’te 5 iken 2025’te 14’e yükseldiği bilgisi yer aldı. Fransa, Belçika ve ABD’nin de bu ülkeler arasında bulunduğu, bu durumun şirketler açısından orta vadede olumsuz bir görünüm oluşturabileceği değerlendirildi.
Allianz Trade CEO’su Aylin Somersan Coqui ise küresel ekonominin yapay zekâ dönüşümü, demografik değişimler, iklim krizi, ticaret gerilimleri ve düzenleyici dönüşümlerin aynı anda yaşanması nedeniyle son on yılın en dalgalı dönemlerinden birini geçirdiğini söyledi. Coqui, şirketlerin bu süreçte ülke bazlı risk analizlerini yakından takip etmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.
Kaynak:Diğer / Haber Merkezi