Haziran ayında yaşanan 12 günlük savaşın ardından İran, bir kez daha Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail hattında gerilimin odağı haline geldi.
Nükleer silaha ulaşma amacıyla zenginleştirilmiş uranyum konusundaki tartışmalar sürerken, İsrail’i yakından ilgilendiren İran’ın balistik füze kapasitesi de Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerin önemli başlıklarından biri oldu.

ABD’nin zaman zaman tansiyonu artıran, zaman zaman ise diplomasi mesajı veren adımları dikkat çekerken, bölgede askeri hareketlilik de ciddi ölçüde arttı.
USS Abraham Lincoln’un ardından ABD’nin en büyük uçak gemilerinden USS Gerald R. Ford’u da bölgeye sevk etmesi, askeri yığınağın boyutunu gözler önüne serdi. Konu, emekli Tümamiral Türker Ertürk’ün de gündemindeydi.
Ertürk, “ABD’nin İran’a yönelik konuşlanma ve yığınaklanma kapsamında getirdiği diğer unsurları da hesaba kattığımızda, istediğini almadan geri adım atması zor görünüyor. II. Dünya Savaşı’ndan bu yana bu ölçekte bir konuşlanma yaşanmadı. İsrail ise İran’a müdahale edilmesini istiyor ve ABD üzerinde baskı kuruyor” değerlendirmesinde bulundu.
İran’dan talep edilen başlıkların, Tahran yönetiminin “kırmızı çizgisi” olduğunu vurgulayan Ertürk, özellikle balistik füze kapasitesi konusunda İran’ın geri adım atmayacağını her platformda dile getirdiğini hatırlattı.
ABD-İran görüşmelerinin ikinci turunun 17 Şubat’ta Cenevre’de yapılacağını belirten Ertürk, “ABD’nin bir yandan müzakere sürecini yürütürken diğer yandan eşi benzeri görülmemiş bir askeri yığınak yapmasını, olası bir müdahale öncesinde ‘iyi niyetli ve barışı arayan taraf’ imajı oluşturarak uluslararası meşruiyet sağlama çabası olarak değerlendiriyorum” ifadelerini kullandı.
Kaynak:Diğer / Haber Merkezi