ABD orayı da karıştırıyor: Kıbrıs’a dikkat

ABD orayı da karıştırıyor: Kıbrıs’a dikkat

GÜNDEM 11.01.2026 18:56:00
ABD orayı da karıştırıyor: Kıbrıs’a dikkat

Prof. Dr. Hasan Ünal, “ABD’nin Güney Kıbrıs Rum Kesimi Lefkoşa Büyükelçisi Julie S.Davis , KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile görüşüyor birleşik bir Kıbrıs için çözüm yolları aranacağından söz ediyor. Bu gerçekçi bir tavır değil” dedi.

YENİÇAĞ/ÖZEL HABER FATİH ERBOZ

Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin AB Dönem Başkanlığını almasının ardından Kıbrıs’ta Türk devletinin yutulması için Güney Kıbrıs Rum kesimi ve KKTC arasında görüşme trafiği yeniden başlatılmak isteniyor. Başkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Ünal, 1968 yılından bu yana Kıbrıs’ta iki toplumun bulunduğunu ve görüşmelerin yapıldığını ancak sonuç alınamadığını hatırlattı. Kıbrıs’ta iki ayrı devletleşme süreci olduğunun altını çizen Ünal, “Şu anda Kıbrıs’ta herhangi bir şekilde iki devlet arasında bir olay çıkmıyor. 1968 yılından bu yana görüşmeler yapılıyor ve hiçbir sonuç alınamamış. Öte yandan Kıbrıs’ta iki ayrı toplum var ve iç içe geçmemişler. Ortak bir dil ve ortak bir toplum oluşmamış. İki ayrı devletleşme süreci var ve bu çözüm olmuş. Kıbrıs’ta iki ayrı devletleşme süreci var artık. Şimdi kalkıp ABD’nin Güney Kıbrıs Rum Kesimi Lefkoşa Büyükelçisi Julie S.Davis ,KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile görüşüyor birleşik bir Kıbrıs için çözüm yolları aranacağından söz ediyor. Bu gerçekçi bir tavır değil” dedi.

YUGOSLAVYA- SIRBİSTAN ÖRNEĞİ

Hasan Ünal, Yugoslavya’nın kendi içinde farklı kimlikler olsa da tek bir toplum olabilme özelliğini gösterebilecek adımların atıldığını belirterek, Yugoslavya’da yaşayan Sırp, Hırvat, Boşnak toplumlarının birbirinden kız alıp verdiğini ve bunun da zaman içinde belli bir toplumsal yakınlaşmayı beraberinde getirdiğini söyledi. Bu yakınlaşmanın tek bir toplum olma sürecini de ortaya çıkardığını kaydeden Ünal, Sırbistan’da Kiril alfabesine kullanılmasına rağmen Boşnak ve Hırvat bölgelerinde yazı dili olarak Latin harflerinin kullanıldığını ancak bunun ortak bir dilin oluşmasına da engel olmadığını kaydetti. Yugoslavya’nın dağılmadan önce tek bir dil ve tek bir toplum olma özelliğini taşımasına rağmen ülkenin kendi iç dinamiklerinin de etkisiyle ayrışma sürecine girdiğini belirtti.

YAPAY OLMANIN ÖTESİNE GEÇEMEZ

Kıbrıs’ta ise hiçbir zaman tek bir dil ve tek bir toplum sürecinin yaşanmadığını anlatan Ünal, “Kıbrıs’ta durum çok farklıydı. Toplumlar Yugoslavya’da olduğu gibi hiçbir zaman birbiriyle yakınlaşmadı. Tam tersine 1968 yılından itibaren kan ve gözyaşı ile birlikte birbirlerinden ayrıldı. Kıbrıs’ta yaşanan süreç çok daha farklı. Bu nedenle ağırlıklı olarak Slav toplumlarından oluşan Yugoslavya’yı tekrar bir araya getirebilirsiniz ama Kıbrıs’ta böyle bir durum olamaz diyorum. Tek devlet, millet gibi kavramlar yapay olmanın ötesine geçemez, çünkü hiçbir zaman oluşmadı” dedi.

İKİ DEVLET FİİLİ OLARAK VAR

Türkiye’nin Kıbrıs’ta egemen bağımsız iki devletli çözümü savunması gerektiğini ifade eden Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kıbrıs’ta şu anda zaten iki devlet fiili olarak var. Bu çözüm olmuş olarak görünüyor. Bunun dışında bir çözümün olamayacağını birçok kez yapılan müzakereler ve iki toplumun geçmişi ortaya koyuyor. Bu konuda tekrar tek devletli Kıbrıs, tek toplumlu Kıbrıs olgusunu gündeme getirmenin hiçbir anlamı yok, olmayacakta. ABD elçisinin söyledikleri gerçek durumu yansıtmıyor. Bu nedenle ben de böyle bir açıklama yapma gereği duydum. 63 yıl önce toplumlar kan ve gözyaşı ile birbirinden ayrıldı. 51 yıl boyunca KKTC devletleşme sürecini doldurdu. Bir daha tek bir Kıbrıs için görüşme yapmanın hiçbir anlamı olmayacaktır. AB ülkelerinin de buna destek olacaklarını sanmıyorum."

BAZI MARJİNAL GRUPLAR ÖNE ÇIKIYOR

AKP’nin iktidara geldiğinden bu yana adeta Kıbrıs’ı gözden çıkaran bir anlayışla politika izlediğini dile getiren Ünal, “AKP adeta Kıbrıs’ı gözden çıkarmış bir tavır içinde görünüyor ama bir türlü Kıbrıs’ı elden çıkaramadı. Kıbrıs Türk milleti bu konuda son derece duyarlı. Türkiye ile birlikte ortak hareket etme noktasında büyük bir hassasiyet gösteriyor. Ancak KKTC’deki bazı marjinal gruplar öne çıkıyor ve bunlar medyada sıkça haber oldukları için bu hassasiyet tam olarak yansıtılamıyor. Merhum Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile uzun süre birlikte biri olarak söylüyorum Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin hassasiyetleri bu konuda çok net” diye konuştu.

YAVAŞTAN ALMA TAVRI SÜRECEK

Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla AB Dönem Başkanlığını aldıklarını ve Kıbrıs‘ta kendi istediklerini almanın önünü açmak istediklerini kaydeden Ünal, “Güney Kıbrıs Rum Kesimi AB dönem başkanı olarak kendi çıkarları doğrultusunda bu süreci yönlendirmek, hatta sonuçlandırmak istiyor. AB ülkelerinin bu konuda bekledikleri tavrı ortaya koyacaklarını düşünmüyorum. AB ülkeleri Kıbrıs konusunda yine daha önce izledikleri yavaştan alma tavrını ortaya koyacaklardır” dedi.

 

 

 

Kaynak: Haber Merkezi

3.3°