Alzheimer’dan korunmanın ve genç bir beyne sahip olmanın üç yolu

Alzheimer’dan korunmanın ve genç bir beyne sahip olmanın üç yolu

YAŞAM / SAĞLIK 7.01.2026 09:29:00
Alzheimer’dan korunmanın ve genç bir beyne sahip olmanın üç yolu

Bilim dünyası, modern çağın en korkulan hastalıklarından biri olan Alzheimer’a karşı yaşam tarzı değişikliklerinin koruyucu gücünü kanıtladı. Uluslararası araştırmalar, beslenme, uyku ve zihinsel aktivitelerin beyin yaşlanmasını durdurabileceğini ortaya koydu.

Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen nörodejeneratif hastalıklar üzerine yapılan son araştırmalar, beynin yaşlanma hızının tamamen genetiğe bağlı olmadığını gösterdi.

Harvard Tıp Fakültesi ve Max Planck Enstitüsü gibi prestijli kurumlardan gelen veriler doğrultusunda, bireylerin günlük alışkanlıklarında yapacakları köklü değişimlerin bilişsel yıkımı %40 oranında engelleyebildiği saptandı.

İşte küresel uzmanların görüşleri ve bilimsel veriler ışığında beyni genç tutmanın üç temel yolu:

1. Nöroinflamasyonu Durduran "Zihin Diyeti"

Beyin sağlığı söz konusu olduğunda, Akdeniz ve DASH diyetlerinin birleşimi olan MIND diyeti öne çıktı.

Rush Üniversitesi bünyesinde yürütülen uzun soluklu çalışmalarda, bu beslenme modelini uygulayan bireylerin beyin yaşının, akranlarına oranla ortalama 7.5 yıl daha genç olduğu tespit edildi.

Harvard Tıp Fakültesi’nde beslenme ve beyin sağlığı üzerine çalışmalar yürüten Dr. Uma Naidoo, antioksidan bakımından zengin gıdaların önemine dikkat çekti.

Naidoo, özellikle koyu yapraklı sebzeler ve yaban mersini gibi meyvelerin, beyindeki iltihaplanmayı (nöroinflamasyonu) azalttığını ve sinir hücreleri arasındaki bağı güçlendirdiğini ifade etti.

2. Glikofatik Sistemin Temizliği: Kaliteli Uyku

Beynin kendi kendini temizleme mekanizması olan glikofatik sistem, ancak derin uyku evresinde tam kapasiteyle çalışmakta.

Uyku sırasında beyin, Alzheimer hastalığının temel nedeni olarak görülen beta-amiloid plaklarını dışarı atmakta.

California Üniversitesi, Berkeley’de sinirbilim profesörü olan Dr. Matthew Walker, yetersiz uykunun beyinde toksik birikime yol açtığını belirtti.

Walker, gecelik yedi saatten az uyumanın bilişsel rezervleri hızla tükettiğini ve beynin biyolojik olarak yaşlanmasına zemin hazırladığını vurguladı.

3. Bilişsel Rezerv ve Sürekli Öğrenme

Beynin yeni bağlantılar kurma yeteneği olan "nöroplastisite", yaşlılıkta dahi korunabilmektedir. Bilimsel veriler, sadece bulmaca çözmenin yeterli olmadığını, beyni zorlayan yeni beceriler edinmenin (yabancı dil öğrenmek veya enstrüman çalmak gibi) bilişsel bir kalkan oluşturduğunu kanıtladı.

Cambridge Üniversitesi'nden nöropsikolog Dr. Barbara Sahakian, zihinsel olarak aktif bir yaşam süren bireylerin "bilişsel rezerv" biriktirdiğini bildirdi. Sahakian, bu rezervin beyindeki hasarlara karşı bir tampon görevi görerek Alzheimer semptomlarının ortaya çıkışını yıllarca ötelediğini dile getirdi.

 

 

 

Haber: Züleyha Öncü / Haber Merkezi

15.5°