Güney Amerika mutfağının temel taşlarından biri olan chia tohumunun, insan sağlığı üzerindeki etkilerine dair yürütülen uluslararası çalışmalar çarpıcı sonuçları beraberinde getirdi. Özellikle Brezilya ve çevresinde "mucize gıda" olarak nitelendirilen bu tohumun, klasik kuruyemişlerden katbekat fazla besin değerine sahip olduğu ve modern beslenme alışkanlıklarının beyinde bıraktığı tahribatı onardığı saptandı.
Beslenme uzmanları ve biyokimyagerler tarafından yürütülen güncel araştırmalar, chia tohumunun yüksek oranda barındırdığı alfa-linolenik asit (ALA) sayesinde kan-beyin bariyerini güçlendirdiğini doğruladı.
Aşırı işlenmiş gıdaların tetiklediği kronik inflamasyonun (iltihaplanma), düzenli chia tüketimiyle minimize edildiği gözlemlendi.
Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu’ndan beslenme uzmanı Dr. Frank Hu, chia tohumunun lif ve omega-3 yoğunluğu bakımından benzersiz bir yapıya sahip olduğunu vurguladı.
Hu, bu küçük tohumların insülin direncini dengeleyerek bilişsel fonksiyonları optimize ettiğini dile getirdi.
Yapılan laboratuvar analizlerinde, chia tohumunun gramaj bazında bakıldığında birçok geleneksel kuruyemişten 50 kat daha etkili antioksidan bileşenler içerdiği belirlendi.
Stanford Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren biyolog Dr. Christopher Gardner, bitkisel kaynaklı omega-3 alımında chia tohumunun rakipsiz bir destekçi olduğunu savundu.
Gardner, bu tohumun suyla birleştiğinde oluşturduğu jel yapısının sindirim sisteminde bir bariyer kurarak toksin emilimini yavaşlattığını belirtti.
Brezilya’daki yerel toplulukların yüzyıllardır tükettiği bu tohumun, sadece fiziksel dayanıklılığı artırmakla kalmadığı, aynı zamanda yaşa bağlı hafıza kayıplarını da geciktirdiği kaydedildi.
Uzmanlar, günlük bir avuç chia tohumunun vücudun ihtiyaç duyduğu manganez, fosfor ve bakır gibi kritik mineralleri karşılamada en verimli kaynak olduğunu ifade etti.
Kaynak: Haber Merkezi