
Videoları peş peşe izleme isteği hepimize aşina geliyor. Akış kesintisiz devam ediyor, biz de bırakamıyoruz. Bu sadece rutin bir davranış değil.

Beynin seçim yapma yapısı aralıksız tetikleniyor, durma uyarısı erteleniyor. Neticede sürenin akıp gittiğini anlamıyoruz.

Günümüz dijital döneminde her gün bir futbol sahası boyunda içeriği parmağımızla geçiriyoruz. Fakat belirli içerikler sanki sanal bir engel oluşturup bizi yavaşlatıyor.

Bilim çevreleri bu fenomeni yalnızca cazip materyal olarak değerlendirmiyor. Doğrudan beyin biyolojisiyle bağlantılı bir süreç olarak tanımlıyor. Sosyal ağlar, insan evriminin temel unsurlarını sanal bir yem gibi devreye sokuyor.

İnsan beyni, evrim yolculuğunda sağ kalım için yüz ifadeleri algılamaya ve göz bebeklerindeki ufak varyasyonları yorumlamaya uyarlanmıştır.

Sosyal medya influencer'larının doğrudan kameraya hitap etmesi, beyinde yapay bir bakış teması yanılsaması üretiyor. Standart bir toplumsal iletişimde olduğu üzere bu, beynin toplumsal teşvik sistemlerini çalıştırıyor.

Uzmanların geliştirdiği bitmeyen kaydırma fonksiyonu, beynimizin doğal kesinti işaretlerini ortadan kaldırmak için planlanmış bir sinirsel kapandır.

Gerçek hayatta bir gazetenin sonuna gelindiğinde veya kitabın sayfası çevrildiğinde beyin tamamlanma bildirimi verir ve başka bir faaliyete yönelir.

Gerçek hayatta bir gazetenin sonuna gelindiğinde veya kitabın sayfası çevrildiğinde beyin tamamlanma bildirimi verir ve başka bir faaliyete yönelir.
Kaynak: Diğer / Haber Merkezi