Son günlerde AKP içerisinde, Erdoğan sonrası isimler konuşulurken bunlardan biri ise Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan oldu. Bilal Erdoğan'ın ardı ardına etkinliklerde yer alması ise dikkat çekiyor. Bu hareketlerin Erdoğan sonrasına hazırlık olarak yorumlanıyor.
Bilal Erdoğan, kurucusu olduğu TÜGVA tarafından düzenlenen İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu çatısı altında, Filistin'e destek amacıyla İstanbul'daki Galata Köprüsü'nde yürüyüşe katıldı. Gazze yürüyüşünü gerçekleştirmesi ise Bilal’i dikkatleri üzerine toplamıştı.
Yeniçağ gazetesi yazarı Ahmet Takan ise Saray koridorlarında Bilal Erdoğan için konuşulan kulis bilgisinin “Tayyip Erdoğan, Bilal Erdoğan’ı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na hazırlıyor… Evet, yanlış okumadınız… Sarayda dilden dile dolaşan son iddia bu…” demişti.
Nefes yazarı Nuray Babacan ise Bilal Erdoğan’a dair çarpıcı kulis bilgilerini aktardı. İddiaya göre; aile, ilal Erdoğan’ı Tayyip Erdoğan’ın gençliğine olan benzerliğinden dolayı tercih ettiği öne sürülüyor. Babacan o kısmı köşe yazısında şu şekilde aktarıyor:
“İslamcı taban, Tayyip Erdoğan’ın yerine ona benzeyen kişiyi tercih edebilir. Sesi, duruşu, konuşması, İslamcı söylemleri ile Bilal Erdoğan, yaratılan ‘eşkal aşkından’ yani bu benzerlikten yararlanabilir. Son dönemlerde duyduğum en farklı yorum bu oldu!
İddiaya göre, “Yüzde 10-15 bandındaki bir parti onlara yeter. İktidarı kaybettikten sonra ailenin hukukunu koruyacak, sistemin içinde olacak ve söz söyleyecek birilerine ihtiyaç var. Aile ne damatlara ne de yıllarca siyaset yaptığı başka isimlere güvenemez. Kendileriyle ilgili iddialara karşı savunma geliştirecek, onların hukukunu koruyacak biri ancak içlerden olmalı. Onun için de en iyi aday Bilal Erdoğan…”
Tabi bu tercihin partide yaratacağı çatlama ve sonrası başka bir yazı konusu. Bütün kurgunun, Tayyip Erdoğan’ın seçimde bir kez daha aday olması üzerine yapıldığını da aktaralım.”
Partide kendilerini ‘mağdur ikinci kuşak’ olarak tanımlayanlar olduğunu söyleyenlerin olduğunu aktaran Babacan, şu ifadelere yer verdi:
“Onlara göre, AKP siyasetinin ikinci kuşağından yeterince yararlanılmadı. Şu anda kendilerini sistemin dışına ya da kıyısına düşmüş gibi hissedenlerin yorumları şöyle;
“Biz, AKP’yi kuran ve geliştiren abilerimizden sonra ikinci kuşak olarak rol alacağımızı sanıyorduk. Son üç dönem genel merkez yönetime ve siyasete taşınanlara baktığınızda, ikinci kuşağa aktif rol verilmediğini görürsünüz. Ya Bilal Erdoğan’a ya da aileye yakın isimler göreve getirildi.”
Kaynak: Diğer / Haber Merkezi