Hava kalitesinin küresel ölçekte düşüş gösterdiği son yıllarda, akciğer sağlığını korumak bir tercih olmaktan çıkıp zorunluluk haline geldi.
Tıp dünyasının saygın dergilerinde yayımlanan güncel çalışmalar, beslenme alışkanlıklarının akciğerlerin "kendi kendini temizleme" mekanizması üzerinde belirleyici bir etkisi olduğunu ortaya koydu.
Zerdeçalda bulunan kurkumin bileşiği, solunum yollarındaki daralmayı engelleme özelliğiyle biliniyor. Johns Hopkins Üniversitesi’nden Dr. Nadia Hansel, yaptığı bir çalışmada kurkuminin antioksidan etkilerinin özellikle KOAH hastalarında akciğer fonksiyonlarını iyileştirmeye yardımcı olduğunu saptadı.
Domatese kırmızı rengini veren likopen, güçlü bir antioksidan olarak akciğer dokusunu koruyor.
Avrupa Solunum Dergisi'nde (European Respiratory Journal) yayımlanan kapsamlı bir araştırmaya göre, düzenli domates tüketen yetişkinlerin akciğer fonksiyonlarındaki doğal azalmanın, tüketmeyenlere oranla çok daha yavaş olduğu belirlendi.
Somon ve uskumru gibi Omega-3 bakımından zengin balıklar, akciğer enfeksiyonlarıyla savaşmada kritik rol oynadı.
Cornell Üniversitesi’nde görevli araştırmacı Dr. Patricia Cassano, kandaki yüksek Omega-3 seviyelerinin daha iyi akciğer fonksiyonuyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti.
Haftada beş veya daha fazla elma tüketen bireylerde solunum yolu hastalıkları riskinin azaldığı gözlemlendi.
Londra'daki St George’s Hastanesi Tıp Fakültesi uzmanları, elmadaki yüksek flavonoid konsantrasyonunun akciğerleri ozon kirliliği ve sigara dumanının zararlarından koruduğunu vurguladı.
Yeşil çay, akciğer dokusunun sertleşmesini (fibrozis) engelleyen kateşinler içeriyor.
Seul Ulusal Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Oh Beom-jo, günde iki fincan yeşil çay içmenin akciğer hastalığı riskini %40 oranında azalttığını bilimsel verilerle sundu.
Kaynak: Haber Merkezi