Dünya genelinde kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin bir numaralı sorumlusu kabul edilen yüksek LDL (kötü kolesterol), modern tıbbın ve beslenme biliminin merceği altına alındı.
Yapılan son klinik araştırmalar, belirli gıdaların düzenli tüketiminin, damar çeperlerinde biriken plakları stabilize ettiğini ve kan akışını düzenlediğini gösterdi. Uzmanlar, "kalp kalkanı" olarak nitelendirilen bu besinlerin, ilaç tedavisine güçlü bir destek sunduğunu vurguladı.
Yulaf, içerdiği yüksek orandaki çözünür lif "beta-glukan" sayesinde kolesterolün kana karışmadan vücuttan atılmasını sağladı.
Harvard Tıp Fakültesi tarafından yürütülen geniş çaplı analizler, günlük 3 gram çözünür lif tüketiminin toplam kolesterolü %5 ila %10 oranında azalttığını kanıtladı.
Omega-3 yağ asitleri ve E vitamini yönünden zengin olan bu yemişler, damar elastikiyetini koruma altına aldı.
Klinik veriler, haftada beş kez tüketilen bir avuç cevizin, damar içi enflamasyonu baskıladığını bildirdi.
Fasulye, mercimek ve nohut gibi baklagiller, sindirim sisteminde kolesterolü hapsederek emilimi minimize etti. Bu süreç, karaciğerin kandaki mevcut kolesterolü kullanmasına yol açarak genel seviyenin düşmesine katkı sağladı.
Somon ve uskumru gibi EPA ve DHA yönünden zengin balıklar, trigliserit seviyelerini aşağı çekerken kanın akışkanlığını artırdı.
Tekli doymamış yağ asitleri içeren sızma zeytinyağı, HDL (iyi kolesterol) seviyelerini korurken LDL oksidasyonunu engelledi.
Dr. Elizabeth Klodas (ABD’li Kardiyolog ve Step One Foods Kurucusu):
"Beslenme şekli, damar sağlığı üzerinde cerrahi bir müdahale kadar etkili olabilir. Özellikle çözünür liflerin kolesterolü bir sünger gibi çekip atması, damar tıkanıklığı riskini minimize etti. Hastalarımıza her öğünde bu beşli gruptan birini eklemelerini tavsiye ettik."
Dr. William Li (Anjiyogenez Vakfı Başkanı ve Yazar):
"Vücut, doğru yakıtı aldığında kendi savunma mekanizmalarını devreye soktu. Ceviz ve yağlı balıklar gibi besinlerin damar duvarındaki endotel tabakasını onardığını gözlemledik. Bu durum, kalbin çevresinde adeta biyolojik bir zırh oluşturdu."
Kaynak: Haber Merkezi