Ekonomik çöküşün pençesindeki Lübnan’da siyasetçiler ve bankacılar, ‘son teminat’ olan 45 milyar dolarlık altın rezervini satmayı planlıyor.
Küresel piyasalarda altın fiyatlarının tarihi zirveleri zorlaması ve ons başına 5 bin dolar seviyelerine yaklaşması, Lübnan ekonomi yönetimini harekete geçirdi. Lübnan Merkez Bankası (BDL) envanterinde bulunan 45 milyar dolar değerindeki altın, ülkenin toplam mali kaybının yarısından fazlasını tek başına karşılayabilecek güçte bulunuyor.
1940'lardan beri biriktirilen ve Suudi Arabistan’ın ardından bölgenin en büyük ikinci rezervi olan bu "gizli servet", 2026 itibarıyla ülkenin en kritik pazarlık masasına dönüştü.
Dünya Bankası’nın açıkça "Ponzi Sistemi" olarak nitelendirdiği Lübnan finansal yapısı, yıllarca yüksek faizle topladığı dövizleri Merkez Bankası’na aktararak yapay bir refah illüzyona dönüştürdü. Sistem 2019’da çöktüğünde tam 70 milyar dolarlık mevduat adeta sırra kadem bastı.

Maliye Bakanlığı uzmanı Lamia Moubayad, olası altın satışını sert bir dille eleştirerek durumu çarpıcı bir metaforla özetledi:
"Bu altını sadece belirli bir kesime ödeme yapmak için satmak, beş çocuğu olan bir babanın tüm servetini sadece tek bir evladı kurtarmak için harcamasına benzer. Bir kişi her şeyi alır, geri kalanlar ise sefalete terk edilir. Üstelik bankalar aynı hataları tekrarlamaya devam eder."
Lübnan’da altın satmak sanıldığı kadar kolay değil. 1986 yılından beri yürürlükte olan yasa, parlamentonun özel onayı olmadan tek bir gram altının bile satılmasını yasaklıyor. IMF ile yapılacak bir anlaşma için altın satışı "zorunlu bir reçete" olarak fısıldansa da, hiçbir siyasetçi halkın malını elitlere devretmenin siyasi sorumluluğunu üstlenmeye henüz cesaret edemiyor.
Kaynak: Haber Merkezi