Günümüzde akıllı telefonlar, sosyal medya platformları ve dijital cihazlar günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Ancak uzmanlar, kontrolsüz ve uzun süreli ekran kullanımının hem ruh sağlığı hem de fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Bu noktada “dijital detoks” kavramı giderek daha fazla önem kazanıyor.

Sürekli gelen bildirimler ve sosyal medya akışı, beynin sürekli uyarılmasına neden oluyor. Uzmanlar, bu durumun stres hormonlarının artışına yol açabileceğini ve uzun vadede kaygı seviyesini yükseltebileceğini belirtiyor. Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan karşılaştırmaların özgüven üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği ifade ediliyor.
Araştırmalar, yatmadan önce ekran kullanımının uyku düzenini bozduğunu gösteriyor. Dijital cihazlardan yayılan mavi ışık, uyku hormonu olarak bilinen melatonin salgısını baskılayarak uykuya dalmayı zorlaştırabiliyor. Bu durum, ertesi gün yorgunluk ve dikkat eksikliği gibi sorunlara yol açabiliyor.

Sürekli içerik tüketimi ve çoklu görev alışkanlığı, odaklanma becerisini zayıflatabiliyor. Uzmanlara göre kısa aralıklarla bile olsa ekran molası vermek, dikkat süresini artırmaya ve üretkenliği desteklemeye yardımcı oluyor.
Yüz yüze iletişimin yerini dijital mesajlaşmanın alması, kişiler arası bağları olumsuz etkileyebiliyor. Dijital detoks uygulayan bireylerin, sosyal ilişkilerinde daha güçlü ve kaliteli iletişim kurabildiği belirtiliyor.

Uzmanlar, dijital detoks için radikal kararlar almak yerine küçük ve sürdürülebilir adımlar atılmasını öneriyor. Bildirimleri kapatmak, yatmadan en az bir saat önce ekran kullanımını bırakmak ve gün içinde belirli “ekransız zaman dilimleri” oluşturmak bu adımlar arasında yer alıyor.
Kaynak: Haber Merkezi