Avrupa Birliği’nde (AB) dönüşümlü olarak altı ayda bir üstlenilen dönem başkanlığı görevi, 1 Ocak 2026 itibarıyla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) geçti. Ancak Kıbrıs'ta öteden beri devam eden sorunlar nedeniyle bu gelişme Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Türkiye açısından ciddi diplomatik tartışmalara neden oldu.
Türkiye’nin ilk tepkisi, adada iki devletli çözümü tanımayan Rumların, Kıbrıs'ın tamamını temsil yetkisinin bulunmadığı oldu. Nitekim Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı açıklamada “AB'nin GKRY’yi tüm Kıbrıs’ı temsilen başkan yapması, birliğin tarafsızlık ilkesine aykırıdır” denildi. Bundan sonra Türkiye'nin nasıl bir tutum takınacağı izlenirken; Türkiye'nin, 2012'de Rumların ilk dönem başkanlığını üstlendiği dönemde olduğu gibi AB kurumları ile siyasi temaslarını minimum düzeye indirme kararı alabileceği de belirtiliyor.
Haber Global’den Ertan Altan’a konuşan Prof. Dr. Kamer Kasım, Rum Kesimi’nin dönem başkanlığının Avrupa Birliği politikalarında bir etkisinin olup olmadığını değerlendirdi. Rumların dönem başkanlığının Türkiye üzerinde bir etkisi olmayacağını belirten Kasım, dönem başkanlığı boyunca Rum Yönetimi'nin ne Kıbrıs sorunu ne de Türkiye ile ilişkileri belirleyemeyeceğini ifade etti.
GKRY, ilk kez 2012 yılında AB dönem başkanlığını yürütmüştü. O dönem, Türkiye, GKRY’nin AB’nin tamamını temsil edemeyeceğini ilan etmiş, AB kurumları ile siyasi ilişkilerini dönem boyunca askıya almıştı. Kıbrıs Türk halkının dışlandığı bir yapının "AB'yi temsil etme" konumunda olması eleştirilmişti. 2026 başkanlığı süreciyle birlikte, benzer tartışmalar yeniden gündeme taşındı.
AB’ye 2004’te tam üye olan GKRY, tüm adayı temsilen üye yapılmıştı. Ancak bu üyelik, sadece Güney’i fiilen kapsıyor; KKTC vatandaşı olan Kıbrıs Türk halkı AB içinde temsil edilmiyor. Nitekim o dönemde de KKTC hükümeti, GKRY’nin dönem başkanlığını tanımadığını açıkladı. Başkanlığın “siyasi ve hukuki olarak tek taraflı” olduğu, Kıbrıs Türk halkını yok saydığı vurgulandı. GKRY'nin başkanlığını kullanarak Kıbrıs sorununu siyasi baskı aracına çevirmesi endişesi olduğu yorumları yapılıyor.
Rum kesiminin, dönem başkanlığını, adadaki hukuksuz yönetimini normalleştirmek için değerlendirmeye çalışacağı da belirtiliyor. Nitekim Greek Reporter'da yer verilen bir haberde Rum Yönetimi lideri Hristolides Güney Kıbrıs bayraklı gemilerin Türk limanlarına yanaşmasına izin verilmesinin bir normalleşme adımı olabileceğini öne sürüyor.
Kaynak: Diğer / Haber Merkezi