Türkiye’de eczacılık sektörü, bir yanda kamu alacaklarının tahsil edilememesi, diğer yanda ise büyükşehirlerdeki katı kota uygulamaları ve fahiş devir bedelleri nedeniyle tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor.
Hem mevcut eczane sahipleri hem de mesleğe yeni adım atan mezunlar mali ve yapısal bir darboğazla karşı karşıya.

Eczacıların öncelikli gündem maddesi, Suriyeli sığınmacıların ilaç giderlerine yönelik biriken borçlar.
Göç İdaresi Başkanlığı'nın 5 aydır reçete bedellerini ödemediğini belirten sektör temsilcileri, bu durumun ilaç tedarik zincirini kopma noktasına getirdiğine dikkat çekiyor.
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada tehlikenin boyutlarını şu sözlerle ifade etti:
"Ödenmeyen fatura bedellerinin sonucu olarak, eczacılar da depo ödemelerini yapamıyor. Ödenmeyen fatura bedelleri yüzünden, bir süre sonra eczacılar Suriyeli mültecilerin ilaçlarını depodan temin edemeyecek ve sistem aksayacaktır."
Eczacılık sektöründeki bir diğer kriz ise büyükşehirlerdeki "nüfusa dayalı kota" uygulaması. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde yeni eczane açma hakkının fiilen ortadan kalkması, mevcut ruhsatların değerini astronomik seviyelere taşıdı. Sıfırdan bir eczane kurmanın maliyeti 3 ile 5 milyon TL arasında değişirken, kota avantajına sahip devren satılık eczanelerin fiyatı 15 ila 25 milyon TL bandına ulaştı.
Bu ekonomik tablo, yeni mezunları sistemin dışına itiyor. 2020 mezunu eczacı Derya Kaplan, yaşadıkları zorluğu şöyle özetliyor:
“Yıllarca emek vererek aldığımız diplomaların, ruhsat ticareti nedeniyle işlevsiz hâle gelmesi büyük bir adaletsizlik duygusu oluşturuyor. Bizler mesleğimizi icra etmek istiyoruz, ama mevcut sistem genç eczacıları ya maaşlı çalışmaya ya da meslekten uzaklaşmaya zorluyor.”
Yüksek devir bedellerini karşılayamayan genç eczacılar, çareyi "yatırımcı" arayışında buluyor.
Sahada "sermaye yatırımcıda, ruhsat eczacıda" modeli yaygınlaşırken; bu durumun, yatırımcıların daha fazla kâr amacıyla eczacıları ilaç dışı ürün (kozmetik, vitamin, medikal) satışına zorlaması gibi etik sorunları da beraberinde getirdiği öne sürülüyor.
İstanbul Bahçelievler'de eczacılık yapan Serkan Demir ise sistemin revize edilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulunuyor:
"Ruhsat devir bedellerinin artması ekonomik baskı oluşturuyor ve hem genç eczacıları hem de hizmet sunumunu etkiliyor."
Demir, çözüm olarak kotanın tamamen kaldırılması yerine, bölgesel ihtiyaçlara göre güncellenmesini ve genç eczacılara öncelik verilmesini öneriyor.
Kaynak: Haber Merkezi