Emniyette skandal: Üst düzey polis, kişisel veriyi sızdırdı

Emniyette skandal: Üst düzey polis, kişisel veriyi sızdırdı

GÜNDEM 21.02.2026 00:01:00
Emniyette skandal: Üst düzey polis, kişisel veriyi sızdırdı

Boşanma davasına giren bir belge, emniyet içindeki hiyerarşik yapıdan sızdırıldığı iddia edilen kişisel verilerle büyük bir skandala dönüştü. Soruşturma derinleşti, polis memuru yargılanıyor. Olay emniyet içindeki çürümüşlüğü gözler önüne seriyor.

Antalya’da yaşayan evli bir çiftin boşanma davası, dosyaya giren bir belge ile ciddi bir kişisel veri ihlaline dönüştürdü. Boşanma talebinde bulunan eşin avukatları tarafından sunulan belgede, kocanın başka bir kadınla İstanbul’daki bir otelde konakladığı iddia edildi.

Bu belgenin mahkemeye sunulmasının ardından, adamın yakını devreye girdi ve evrakın nasıl hazırlandığını araştırmaya başladı. Yapılan incelemeler sonucunda, boşanma davasını doğrudan etkileyebilecek nitelikteki belgenin Şanlıurfa Emniyeti tarafından oluşturulduğu tespit edildi. Asıl çarpıcı olan ise, boşanma aşamasındaki eşe ait kişisel verilerin hangi gerekçeyle ve nasıl elde edildiğiydi...

YASA DIŞI ŞEKİLDE SORGULANDI

T24'ten Tolga Şardan'ın haberine göre, Antalya’da yaşayan bir kişiye ait log kayıtları, Şanlıurfa Emniyeti KOM Şubesi’nde görevli Polis Memuru H.B. tarafından sorgulandığını ortaya koydu. İstanbul’daki otelde kaldıkları iddia edilen kadın ve erkeğe ait verilerin, KOM birimlerinin kullandığı KOMALEM veri tabanında 30 Eylül ve 4 Ekim 2024 tarihlerinde incelendiği tespit edildi. Söz konusu kişinin “hedef kişi” olarak sisteme alındığı, verilerin ise “yasal görünüm altında yasa dışı” şekilde sorgulandığı belirlendi.

POLİS MEMURU YARGILANACAK

Şüpheli durum, sorgulanan kişinin Şanlıurfa’ya hiç gitmemiş olması ve hakkında adli soruşturmayı gerektirecek herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmamasıyla daha da derinleşti. Soruşturma savcılıkça iddianameye dönüştürüldü ve Polis Memuru H.B. hakkında yargılama süreci başlatıldı.

Sanık H.B., iddianamedeki savunmasında şu ifadeleri kullandı:

(…) Olay tarihinde ben, Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü’nün KOM Şube Teknik Takip Bürosu’nda polis memuru olarak görev yapıyordum. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın teknik takip dosyaları vardı. Sayısını ve numaralarını hatırlamıyorum. Bu dosyalarda hedef şahısla görüşme yapan ya da bağlantılı olan şahısları da tespitine yönelik çalışmalar yapıyoruz. Tahminimce bu teknik takip sırasında XXX’in kayıtları tespit edilmiş olabilir. Ben müştekileri tanımam. Kendileri ile hiçbir bağlantım yoktur. Ben görevimi kötüye kullanmadım. Yasa ve yönetmeliklere uygun şekilde yetkim dahilinde görev yaptım. Ben görevim gereği elde ettiğim bilgileri kesinlikle amirlerim ve yetkililer dışında hiç kimseyle paylaşmam. Ayrıca gerektiği takdirde HTS kayıtlarımın incelenmesine de rızam vardır. Atılı suçu işlemedim, suçsuzum. (…)

SAVCILIK HAREKETE GEÇTİ

Ancak savcılık, kişisel verilerin kamu görevinin sağladığı yetkinin kötüye kullanılması suretiyle ele geçirilip üçüncü kişilere aktarıldığına dair yeterli şüphe bulunduğu gerekçesiyle dava açtı. H.B. hakkında TCK 136. madde kapsamında iki ila dört yıl hapis cezası talep edildi ve kamu görevlisi olması nedeniyle cezanın artırılması istendi.

HİYERARŞİK TALİMAT MI?

Dosyada şimdilik tek sanık H.B. olsa da, süreçte emekli bir MİT mensubu ile Ankara ve Şanlıurfa’da görev yapan üst düzey polis müdürlerinin “hatır işi” kapsamında devreye girdiği iddiaları gündemde. İddialara göre, hiyerarşik talimat zinciriyle kişisel veriler Ankara üzerinden Antalya’ya ulaştırıldı.

Bu nedenle Emniyet Genel Müdürlüğü’nün idari soruşturmayı genişletmesi ve olayın yalnızca bir polis memuruyla sınırlı kalmaması gerektiği vurgulanıyor. Görünürde suçla mücadele kapsamında yapılan işlemlerin, gerçekte kişisel verilerin yasal kılıf altında yasa dışı şekilde kullanılmasına dönüştüğü iddia ediliyor.

Polis Memuru H.B. hakkında hem adli hem idari soruşturma sürerken, boşanma dosyasına yasa dışı yollarla elde edildiği öne sürülen kişisel verileri koyan kadın hakkında da adli süreç başlatıldı. Olay, suçla mücadele amacıyla kullanılan teknolojinin nasıl istismar edilebildiğini çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor.

 

 

 

 

Kaynak: Haber Merkezi

10.5°