
Uzmanlar kesin bir sebepte anlaşamasa da modern yaşam, işlenmiş gıdalar ve lifsiz beslenme baş şüpheliler arasında.

Piyasada "bağırsak detoksu" vaat eden çaylar, kürler ve takviyeler her yerde.
Ancak tıp dünyası net: Sağlıklı bağırsaklar zaten doğal olarak kendini temizler.

Asıl önemli olan, bağırsaklara uygun ortam yaratmak. Mucizevi karışımlar yerine sürdürülebilir beslenme şart. Kalın bağırsak su emilimi, atık depolama ve dışarı atmada hayati rol oynar. Bu nedenle yediklerimiz doğrudan bağırsak sağlığını belirler.

Bağırsak sağlığının temelinde lif var. Lif sindirilmeden bağırsaklara ulaşır, atıkları büyütür, zararlı maddeleri uzaklaştırır ve florayı besler.

Çalışmalar, lifli beslenmenin kolon kanseri riskini ciddi oranda azalttığını kanıtlıyor. Ayrıca lif; kabızlık, şişkinlik ve iltihap gibi birçok sorunu önlüyor.

Kinoa, yulaf ve esmer pirinç gibi tam tahıllar işlenmemiş haliyle lif, vitamin ve mineral zengini. Düzenli tüketildiklerinde bağırsak hareketlerini hızlandırır, sindirimi düzenler

Bilimsel veriler, tam tahıl alımının kolon kanseri riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koyuyor. Rafine yerine tam tahıl seçimi bağırsaklar için büyük fark yaratır.

Mercimek, nohut, kuru fasulye ve barbunya lif ile bitkisel protein kaynağı. Düzenli tüketim bağırsak duvarındaki tehlikeli oluşumları azaltır.

Ayrıca yararlı bakterileri çoğaltarak sindirim bağışıklığını güçlendirir.

Chia tohumu az miktarda bile bol lif verir. Suyla jel olur, bağırsak geçişini yumuşatır ve toksin atımını kolaylaştırır. Üstelik uzun tokluk sağlayarak aşırı yemeyi önler.

Turpgillerin Gücü: Brokoli, Karnabahar ve Lahana

Bu sebzeler lifin yanı sıra antioksidan ve fitokimyasallarla dolu. Hücreleri korur.Düzenli tüketim iltihabı azaltır, uzun vadede kanser riskini düşürür.

Somon, sardalya ve alabalık omega-3 zengini. İltihap karşıtı etkileri bağırsak dokusunu korur.

Araştırmalar, omega-3'ün kanser hücrelerini baskıladığını gösteriyor.

Ceviz lif ve bitkisel omega-3 ile ortamı iyileştirir. Yoğurt probiyotiklerle florayı dengeler, bağışıklığı artırır.

Dengeli tüketim bağırsaklara güçlü destek verir.

Kolon kanserini önlemenin sırrı mucize kürlerde değil, günlük alışkanlıklarda. Lifli, doğal ve işlenmemiş gıdalar bağırsakların kendi korumasını güçlendirir

Küçük ama sürekli değişiklikler büyük sonuçlar doğurur.

KOLON KANSERİ NEDİR?
Kolon kanseri (kalın bağırsak kanseri veya kolorektal kanser), kalın bağırsağın (kolon) iç yüzeyini kaplayan hücrelerde başlayan kötü huylu bir tümördür. Çoğu durumda, bağırsak içindeki iyi huylu büyümeler olan poliplerden yıllar içinde gelişir. Polipler kansere dönüşmeden tespit edilip çıkarılırsa hastalık önlenebilir. Kolon kanseri, rektum (kalın bağırsağın son kısmı) kanseriyle birlikte kolorektal kanser olarak gruplandırılır.

Dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olup, Türkiye'de hem erkeklerde hem kadınlarda üçüncü sırada yer alır. Erken evrede teşhis edildiğinde tedavi şansı çok yüksektir.

KOLON KANSERİ BELİRTİLERİ?
Kolon kanseri erken evrede genellikle belirti vermez, bu yüzden sinsi ilerler. İlerledikçe şu şikayetler ortaya çıkabilir:Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik (ishal, kabızlık veya dışkının incelmesi)
Dışkıda kan (parlak kırmızı veya koyu renk)
Karın ağrısı, kramp veya şişkinlik
Bağırsağın tam boşalmadığı hissi
Açıklanamayan kilo kaybı
Halsizlik, yorgunluk ve kansızlık (demir eksikliği)
Bu belirtiler başka hastalıklarla karıştırılabilir, ancak 45-50 yaş üstünde persistingse doktora başvurun.

NEDENLERİ VE RİSK FAKTÖRLERİ
Kesin nedeni bilinmemekle birlikte, genetik ve çevresel faktörler rol oynar:Yaş (50 yaş üstü risk artar)
Ailede kolon kanseri veya polip öyküsü (Lynch sendromu gibi kalıtsal hastalıklar)
Sağlıksız beslenme (fazla kırmızı ve işlenmiş et, az lifli gıdalar)
Obezite, sigara ve alkol kullanımı
Inflamatuar bağırsak hastalıkları (ülseratif kolit, Crohn)
Hareket eksikliği

TANI NASIL KONULUR?
Tarama testleri: 50-70 yaş arası ücretsiz gaitada gizli kan testi (GGKT) ve 10 yılda bir kolonoskopi önerilir.
Kolonoskopi: En kesin yöntem; kamera ile bağırsak incelenir, polip çıkarılır ve biyopsi alınır.
Görüntüleme (BT, MR) ve kan testleri (CEA tümör belirteci)
Türkiye'de Sağlık Bakanlığı tarama programı ile erken tanı teşvik edilir.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Tedavi evreye göre değişir:Erken evre: Cerrahi ile tümör çıkarılır, genellikle tam iyileşme sağlar.
İleri evre: Cerrahi + kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik ilaçlar veya immünoterapi.
Metastazlı (Evre 4): Yaşam süresini uzatmak için kemoterapi ve palyatif tedaviler.
Erken teşhisle 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 90'ın üzerindedir.
KORUNMA YOLLARI
Sağlıklı beslenme (bol sebze-meyve, lifli gıdalar)
Düzenli egzersiz ve ideal kilo
Sigara ve alkolü bırakmak
50 yaştan itibaren tarama yaptırmak (aile öyküsü varsa daha erken)
Şüpheli belirtilerde gecikmeden gastroenteroloji veya onkoloji uzmanına başvurun.
Haber: Hande Karacan / Haber Merkezi