Tarih boyunca "ince hastalık" olarak anılan ve milyonlarca can kaybına yol açan tüberküloz (verem), günümüzde tıp dünyasının en net sonuç aldığı alanlardan biri haline geldi.
Yapılan son bilimsel araştırmalar, bakteriyel kökenli bu rahatsızlığın, doğru zamanda uygulanan tanı yöntemleri ve kesintisiz ilaç kullanımı sayesinde hastanın hayatından tamamen silindiğini ortaya koydu.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, tedaviye erişimi olan bireylerde başarı oranının %85’in üzerine çıktığı kaydedildi.
BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR VE KÜRESEL YAKLAŞIM
The Lancet tıp dergisinde yayımlanan kapsamlı bir çalışma, tüberküloz tedavisinde kullanılan çoklu ilaç rejimlerinin, akciğer dokusundaki hasarı stabilize ettiğini ve bakteriyel yayılımı durdurduğunu kanıtladı.
Araştırma sonuçları, tedaviye başlanmasından itibaren ilk iki hafta içinde bulaşıcılığın neredeyse sıfıra indiğini, ancak tam iyileşme için 6 ila 9 aylık sürecin titizlikle tamamlanması gerektiğini vurguladı.
ULUSLARARASI UZMAN GÖRÜŞLERİ
Dünya genelinde tüberküloz çalışmalarıyla tanınan uzmanlar, hastalığın yönetilebilir doğasına dikkat çekti:
Dr. Lucica Ditiu (Stop TB Partnership Direktörü):
"Tüberkülozun bir ölüm fermanı olduğu dönemler geride kaldı. Modern tıp, bu bakteriyi nasıl etkisiz hale getireceğini biliyor. En büyük engelimiz hastalığın kendisi değil, tedaviye geç başlanması veya ilaçların yarıda bırakılmasıdır. Erken teşhis edildiğinde, verem artık tamamen iyileşebilen bir enfeksiyondur"
Dr. Madhukar Pai (McGill Üniversitesi Küresel Sağlık Merkezi):
"Bilimsel veriler gösterdi ki, düzenli tedavi protokollerine sadık kalan hastalarda nüks etme oranı minimal düzeydedir. Yeni nesil hızlı tanı testleri sayesinde teşhis süresini kısalttık ve bu da tedavi başarısını doğrudan artırdı"
TEDAVİ SÜRECİNDE DİSİPLİN ŞART
Haber kaynaklarından edinilen bilgiye göre, verem tedavisindeki en büyük risk faktörünü "ilaç direnci" oluşturdu.
Tedavinin yarıda kesilmesi durumunda bakterilerin ilaçlara karşı bağışıklık kazandığını belirten yabancı heyetler, hastaların semptomlar hafiflese dahi süreci sonuna kadar götürmeleri gerektiğini ifade etti.
Düzenli beslenme, temiz hava ve tıbbi gözetimle desteklenen sürecin sonunda, hastaların eski sağlığına kavuşarak toplumsal hayata tam uyum sağladığı belirtildi.
Haber : Cansu İşcan / Haber Merkezi