Bir süredir siyasi gündemin konusu olan "CHP'deki cumhurbaşkanı adayının kim olacağı" konusu kulislerde konuşulanlara göre bugün sonuçlanıyor. CHP adaylığı için ismi geçen isimlerden İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun bugün adaylığını açıklayacağı konuşuluyor.
İddialara göre; CHP’nin cumhurbaşkanı adayını belirlemek için yapacağı önseçimin tek adayı olan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün Ankara’da CHP Genel Merkezi’nde “adaylığının ilk konuşmasını” yapması bekleniyor. Cumhurbaşkanlığı iddiaları ile anılmasıyla beraber üstü üstüne hakkında siyasi yasak ve 25 yıl hapis cezasına kadar davalar açılan İmamoğlu'nun yapacağı toplantıda yol haritasını anlatacağı ifade ediliyor.
Cumhuriyet Gazetesi'nden Sarp Sağkal'ın haberine göre; bugün konuşma yapacak olan İmamoğlu’nun ilk olarak adaylığını desteklediği için tüm partililere teşekkür edeceği ve yol haritasını anlatacağı belirtiliyor. İmamoğlu’nun konuşmasında özellikle son dönemde yargı üzerinden hem kendisine hem de iktidarı eleştiren sanatçılardan iş insanlarına, gazetecilerden siyasetçilere kadar yapılan baskılara vurgu yapacağı kaydediliyor. Ayrıca İmamoğlu’nun cuma gününe kadar sürecek üyelik başvuruları için de tüm yurttaşlara CHP’ye üye olma ve önseçimde oy kullanma çağrısı yapacağı söyleniyor.
Nefes Gazetesi'nden Aytunç Erkin ise köşesinde İmamoğlu'nun toplantıda neler konuşacağını öğrendiğini söyleyerek satır başlarını paylaştı ve İmamoğlu'nun hayalindeki Türkiye'yi anlattı.
“Türkiye’ye tek adamcı, tepeden inme siyaseti dayatmak isteyen zihniyet önseçimi bir zafiyet kaynağı, bir ayrışma sebebi gibi göstermeye çalışıyor. Çünkü onlar ülkeyi seçimsiz, sandıksız yönetme hevesleri kuruyorlar. Onlar demokrasiyi tümden ortadan kaldıran bir rejimin hayalini kurdukları için partimizin önseçimini istismar ederek kendilerine bir fayda çıkarmayı umuyorlar.
“Ama biz onlara bu fırsatı vermeyeceğiz. Demokrasi tarihimizin bu çaptaki ilk büyük önseçimini en yüksek katılımla, en doğru ve en güzel şekliyle tamamlayacağız. Gerçek bir demokrasi şöleni yaşayacağız ve yaşatacağız. 23 Mart’ta iktidar yoluna çıkıyoruz. Kurucumuz, önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
“Cumhurbaşkanlığı için ‘her faninin oturmak isteyeceği, hayalini kuracağı bir makam’ derler. Doğru, eskiden öyleydi. Ama bugün hiçbirimiz, odalarının sayısını, günlük masrafını bile söylemeye utanacağımız bir sarayda oturup ülkeyi yönetme hayali kurmuyoruz.
“Bizim tek derdimiz, tek hayalimiz var: Bir avuç insanın yerle bir ettiği devlet yapısını, hukuk sistemini, demokrasiyi, ekonomiyi, eğitimi, sağlığı yeniden inşa etmek. Devleti bir avuç insanın değil, milletin çıkarlarının, güvenliğinin, geleceğinin bekçisi haline getirmek.
“Bu kolay bir iş değil. Her şeyden önce makama değil, mücadeleye odaklanmayı gerektiriyor. Bu mücadelenin iki farklı beceri ve tecrübeyi gerektiren iki farklı boyutu var: Seçim kazanabilmek ve ülkeyi iyi yönetebilmek. Ben bu mücadelenin her iki boyutunda da çok hazır ve tecrübeli olduğuma inandığım için adayım. Enerjimi, cesaret ve kararlılığımı kanıtladığıma inandığım için adayım.”
Hayalindeki Türkiye nasıl?
Ülkeyi yönetmeye hazır” olduğunu söyleyecek İmamoğlu’nun “Nasıl bir Türkiye hayal ediyorum?” sorusuna da yanıtı şöyle:
* Dar gelirli ve yoksul olmanın kader olmaktan çıktığı;
* Herkesin asgari bir vatandaşlık gelirine ve güçlü sosyal haklara sahip olduğu;
* Ev ve iş sahibi olmanın, geleceğe güvenle bakmanın herkes için mümkün olduğu;
* Herkesin eğitim, sağlık gibi temel haklara kolayca erişebildiği;
* Adil bir vergi sistemine sahip, dar gelirli vatandaşların üzerindeki vergi yükünün azaldığı;
* Yatırım ve üretimin eşitlikçi bir anlayışla desteklendiği; Fırsatlarda eşit, imkanlarda adil bir Türkiye.
* Vatandaşlarına karşı saygılı, vatandaşlarını bekleyen risk ve tehditlere karşı güçlü, vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamakta etkin;
* Gücünü şahıslardan değil, adaletten, kurumlardan ve kurallardan alan;
* Meclisin yeniden siyasi hayatın merkezi olduğu, güçlü ve kapsayıcı bir parlamenter sistem üzerinde yükselen;
* Bağımsız ve tarafsız bir yargı mekanizmasıyla adaletin herkes için eşit işlediği;
* Ortak bir tarihi ve ortak bir vatanı paylaşmaktan kaynaklanan müştereklerimize herkesin saygı duyduğu;
* Ortak bir geleceği hep birlikte kurma heyecanını herkesin paylaştığı; güçlü ve dayanışmacı bir toplum.
Kaynak: Nefes, Cumhuriyet / Haber Merkezi