Kalp krizinden korunmak için kan sulandırıcı ilaçları böyle tüketen ölüyor

Kalp krizinden korunmak için kan sulandırıcı ilaçları böyle tüketen ölüyor

YAŞAM / SAĞLIK 21.01.2026 15:51:00
Kalp krizinden korunmak için kan sulandırıcı ilaçları böyle tüketen ölüyor

Kalp krizinden korunmak amacıyla bilinçsizce tüketilen kan sulandırıcı ilaçların, faydadan çok iç kanama riskini artırdığı bilimsel verilerle kanıtlandı. Dünya genelinde milyonlarca kişinin "önlem" olarak başvurduğu bu yöntem, tıp dünyasında ciddi bir güvenlik tartışmasını beraberinde getirdi.

Toplum genelinde, özellikle 50 yaşını aşan bireyler arasında bir "kurtarıcı" olarak görülen düşük doz kan sulandırıcı kullanımı hakkında ezber bozan açıklamalar geldi.

Kalp krizi vakalarının genç yaşlara inmesiyle birlikte artan panik havası, pek çok kişiyi tıbbi denetim olmaksızın ilaç kullanımına yöneltti. Ancak uluslararası çapta yapılan son araştırmalar, bu alışkanlığın organ kanamalarını tetikleyen gizli bir tehdit olduğunu ortaya koydu.

BİLİMSEL VERİLER NE DİYOR?

Amerika Birleşik Devletleri Önleyici Hizmetler Görev Gücü (USPSTF) tarafından yayımlanan kapsamlı bir rapor, daha önce kalp hastalığı öyküsü olmayan sağlıklı yetişkinlerin, korunma amaçlı aspirin kullanmasının riskli olduğunu tescilledi.

Çalışma, rutin kan sulandırıcı kullanımının kalp krizini önlemedeki etkisinin, yol açtığı mide ve beyin kanaması riskiyle kıyaslandığında oldukça düşük kaldığını vurguladı.

UZMANLARDAN HAYATİ UYARILAR

Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Harvard Tıp Fakültesi bünyesindeki Brigham ve Kadın Hastanesi'nden Kardiyolog Dr. Deepak L. Bhatt, kontrolsüz ilaç kullanımının sonuçlarına dikkat çekti.

Dr. Bhatt, "Veriler açıkça gösteriyor ki, kalp damar hastalığı tanısı konulmamış kişilerde günlük aspirin kullanımı, sindirim sistemi kanamaları ve hemorajik inme riskini ciddi oranda artırdı. İlaçların sağladığı minimal fayda, potansiyel zararların gölgesinde kaldı" ifadelerini kullandı.

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Martha Gulati ise yaptığı değerlendirmede, "50 yaşından sonra herkesin kan sulandırıcı kullanması gerektiği düşüncesi artık tıbbi bir mit haline geldi. İlaç kullanımı tamamen kişiye özel bir risk-fayda analiziyle belirlenmelidir. Kendi kendine tedaviye başlamak, pimi çekilmiş bir el bombasını taşımaktan farksız hale geldi" şeklinde konuştu.

SESSİZ TEHLİKE: MİDE VE BEYİN KANAMASI

Uzmanlar, kan sulandırıcıların kanın pıhtılaşma mekanizmasını doğrudan etkilediğini, bunun da vücudun herhangi bir yerinde oluşabilecek küçük bir sızıntının durdurulamaz bir kanamaya dönüşmesine yol açtığını ifade etti. Özellikle mide mukozasında oluşan tahribatın, fark edilmeyen iç kanamalara zemin hazırladığı kaydedildi.

 

 

 

Haber: Alper Talha Şimşek / Haber Merkezi

11°