Kamuoyunda "sahte profesör" olarak gündeme gelen ve hiçbir tıbbi ya da akademik yetkinliği bulunmadığı ortaya çıkan Dilek İnan’ın, kanser hastalarını hedef alan sözde tedavi yöntemlerinin mali ayrıntıları deşifre oldu.
Kendisini "onkoloji ve hematoloji profesörü" olarak tanıtarak bir üniversite kongresinde konuşan İnan'ın, ağır hastalıklarla pençeleşen ailelerden fahiş ücretler talep ettiği belirlendi.
Karar’dan Büşra Cebeci’nin haberine göre; Bir hasta yakınına gönderilen mesajlarda ortaya çıkan detaylara göre, İnan’ın sunduğu sözde tedavi paketinin maliyeti yaklaşık 400 bin lirayı buluyor. 4 ila 8 hafta süreceği iddia edilen bu süreç için seans başına 50 bin TL ücret isteyen İnan, gönderdiği mesajda kendi fiyatını savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Bir başka arkadaşım seans başına 450 bin TL talep ediyor.”

Uygulanan yöntemin serumlar ve bitkisel takviyeler üzerine kurulu olduğunu öne süren İnan’ın, Türkiye’de yasaklı olan kenevir yağının temini konusunda da aracılık teklif ettiği görüldü.
Yağın kanser hücreleri üzerinde doğrudan etkili olduğunu iddia eden İnan’ın mesajında, bu ürün için 500 Euro fiyat verdiği ve teslimatın "kapıda ödemeli" yapılacağını belirttiği saptandı.
Akademik geçmişine ve eğitimine yönelik soruları daha önce de yanıtsız bırakan İnan, konuyla ilgili yöneltilen yeni sorulara sert tepki gösterdi.
İnan, şahsına yöneltilen eleştirilere karşılık şu yanıtı verdi:
“Kimi dolandırdığımı düşünüyorsan git onunla konuş sana kendimi ispat etmek zorunda değilim.”
Eğitimiyle ilgili sorulara ise yine benzer bir tavırla şu cevabı verdi:
“Sana değil yetkili makamlara ispat etmekle yükümlüyüm.”
Alman Tıp Birliği'nin hakkında herhangi bir hekimlik bilgisi olmadığını bildirmesi üzerine ise Almanya’daki gizlilik yasalarına sığınan İnan, uzmanlığını şu sözlerle savundu:
“Benim bildiğim tek bir cümleyi sana bir doktor söyleyemez senin gibiler çamur at izi kalır kafasında ama sen ve senin gibileri iyi tanıyorum.”
Ayrıca kanserin tedavisinin mümkün olduğunu tek söyleyenin kendisi olmadığını belirterek Canan Karatay’ı örnek gösterdi ve “O da söylüyor” ifadesini kullandı.

Bir üniversite kongresinde bilim insanı sıfatıyla kürsüye çıkarak meşruiyet kazanan İnan’ın, sosyal medya üzerinden ‘işportacı’ usulüyle hasta kabul etmeye devam etmesi, alternatif tıp adı altında yürütülen denetimsiz faaliyetleri yeniden tartışmaya açtı.
Uzmanlar, bilim dışı bu tür vaatlerin hastalar üzerinde geri dönülmez zararlar yaratabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Kaynak: Diğer / Haber Merkezi