Dünya genelinde milyarlarca insanın en sık tükettiği içeceklerin başında gelen siyah çay ve kahve, hatalı tüketim alışkanlıkları nedeniyle ciddi bir sağlık tehdidine dönüştü.
Beslenme uzmanları, "sağlıklı" görünen bir öğünün hemen ardından içilen bir fincan çayın, gıdalardan alınacak demirin vücut tarafından kullanılmasını imkansız hale getirdiğini saptadı.
Çay ve kahve içerisinde bulunan tanenler ve polifenoller, besinlerde bulunan ve "hem-olmayan demir" (non-heme iron) olarak adlandırılan bitkisel kaynaklı demire bağlanarak emilimi bloke etti.
Yapılan klinik araştırmalar, yemek sırasında içilen bir fincan kahvenin demir emilimini %60, bir fincan çayın ise %70 ila %90 oranında azalttığını ortaya koydu.
Londra King's College'dan beslenme uzmanı Dr. Tim Spector, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, çaydaki polifenollerin demir molekülleriyle bağırsakta birleşerek emilemez bir kompleks oluşturduğunu bildirdi.
Spector, bu durumun özellikle risk grubundaki bireylerde kansızlığı derinleştirdiğini vurguladı.
Demir eksikliği anemisiyle mücadelede sadece ne yendiğinin değil, ne zaman içildiğinin de hayati önem taşıdığı kaydedildi.
Cornell Üniversitesi'nden beslenme bilimci Dr. Saurabh Mehta, demir emilimini maksimize etmek için çay ve kahve tüketiminin yemekten en az bir saat sonra yapılması gerektiğini ifade etti.
Mehta, özellikle kadınların ve büyüme çağındaki çocukların bu kurala uymasının kritik olduğunu dile getirdi.

Araştırmalar, demir emilimini artırmanın en etkili yolunun C vitamini olduğunu yeniden doğruladı.
Uzmanlar, kırmızı et, baklagiller ve koyu yeşil yapraklı sebzelerin yanında tüketilen taze sıkılmış portakal suyu veya bol limonlu bir salatanın, çayın olumsuz etkilerini minimize ettiğini belirtti. Öte yandan, kalsiyum takviyelerinin ve süt ürünlerinin de demirle rekabete girerek emilimi yavaşlattığı hatırlatıldı.
Kaynak: Haber Merkezi