Aksaray’ın simgesi haline gelen Kılıçarslan Tepesi, 25 yıldır sessiz ama kararlı bir çevre mücadelesine tanıklık ediyor. Emekli Mustafa Sanık (74), hiçbir kurumsal destek almadan, tamamen kendi imkânlarıyla sürdürdüğü ağaçlandırma çalışmalarıyla hem doğayı canlandırıyor hem de topluma örnek olacak güçlü bir çevre bilinci ortaya koyuyor.
1999 yılından bu yana Kılıçarslan Tepesi’nde fidan diken ve bakımını yapan Mustafa Sanık, yıllar içinde kurak tepeleri yeşil bir örtüyle buluşturdu. Başlangıçta eline geçen her fidanı toprakla buluşturan Sanık, zamanla bölgenin toprak yapısı ve iklim koşullarına en uygun türün badem fidanı olduğunu tespit ederek çalışmalarını bu yönde yoğunlaştırdı.

Sadece Kılıçarslan Tepesi ile yetinmeyen Sanık, Aksaray’ın farklı bölgelerinde de ağaçlandırma faaliyetlerini sürdürüyor. Her yıl 15 binin üzerinde meşe palamudunu toprakla buluşturan Sanık, doğaya olan katkısını bir görev değil, bir yaşam tarzı olarak gördüğünü ifade ediyor.
Kılıçarslan Tepesi’nde bugün 20 binin üzerinde tutmuş fidanı bulunduğunu belirten Sanık, bu fidanların tamamının bakım ve sulamasını da kendi imkânlarıyla yaptığını vurguluyor. Yıllar süren emeklerin artık küçük bir orman görünümüne kavuştuğunu dile getiriyor.

Mustafa Sanık, bu uzun soluklu mücadelenin çıkış noktasını şu sözlerle anlatıyor:
“Ağaç dikmek her yönüyle doğaya katkı sağlamaktır. Peygamber Efendimizin ‘Kıyametin kopacağını da bilseniz elinizdeki fidanı dikin’ hadisini kendime rehber edindim. 25 yıl önce bu inançla başladım. Aksaray’ımızın yeniden ‘Yeşil Aksaray’ olarak anılması için elimden geleni yapıyorum.”
Sanık, diktiği fidanların büyüyüp ağaç olduğunu görmenin kendisine büyük bir manevi güç verdiğini belirterek, bu çabanın bireysel gibi görünse de gelecek nesiller için son derece kıymetli olduğuna dikkat çekiyor.

Mustafa Sanık, bugüne kadar tüm çalışmaları kendi çabasıyla sürdürdüğünü ancak özellikle sulama konusunda destek beklediğini de dile getiriyor. Verilecek küçük bir desteğin, yılların emeğini koruyarak çok daha büyük bir yeşil alanın oluşmasına katkı sağlayacağını vurguluyor.

Kılıçarslan Tepesi’nde 25 yıldır süren bu emek, çevre bilincinin yalnızca söylemle değil, istikrar, fedakârlık ve inançla hayata geçirilebileceğini gösteriyor. Mustafa Sanık’ın hikâyesi, doğaya sahip çıkmanın yaş, makam ya da imkân meselesi değil; vicdan ve sorumluluk meselesi olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Haber Merkezi