Her yılın sonunda bireylerin farkında olmadan girdiği "zihinsel muhasebe" dönemi, Ocak ayının ilk haftalarında yerini yüksek motivasyona bıraktı. Ancak bilimsel veriler, bu coşkunun kısa ömürlü olduğunu ortaya koydu.
Scranton Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, yeni yıl kararlarını sürdürme oranının Ocak ayının ikinci haftasından itibaren hızla düştüğünü ve insanların büyük çoğunluğunun Şubat ayına girmeden eski alışkanlıklarına geri döndüğünü belgeledi.
Yeni yılın gelişiyle birlikte milyonlarca insan büyük değişim kararları alırken, araştırmalar bu hedeflerin %80'inden fazlasının Şubat ayını görmeden terk edildiğini kanıtladı.
Uzmanlar, beynin radikal değişimlere karşı biyolojik bir direnç gösterdiğini ve "Küçük Adım Teorisi"nin başarıya giden tek gerçek yol olduğunu vurguladı.
BEYİN BÜYÜK DEĞİŞİMLERİ "TEHDİT" OLARAK ALGILIYOR
Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Stanford Üniversitesi Davranışsal Tasarım Laboratuvarı kurucusu Dr. BJ Fogg, insan beyninin büyük ve ani değişimleri birer tehdit olarak algıladığını ve bu durumun bilişsel direnç oluşturduğunu belirtti.
Fogg, "Tiny Habits" (Küçük Alışkanlıklar) metodolojisine atıfta bulunarak, "İnsanlar motivasyona çok fazla güveniyor ancak motivasyon dalgalı bir kaynaktır. Başarının anahtarı, irade gücüne ihtiyaç duymayacak kadar küçük adımlarla başlamaktır" ifadelerini kullandı.
KÜÇÜK ADIM TEORİSİ VE NÖROLOJİK UYUM
Psikolojide "Kaizen" prensibiyle de ilişkilendirilen Küçük Adım Teorisi, beynin korku merkezi olan amigdalayı uyandırmadan değişim yapmayı hedefledi.
Pennsylvania Üniversitesi’nden psikolog Dr. Angela Duckworth, sürdürülebilir başarının "azim" (grit) ile bağlantılı olduğunu ve bunun da ancak küçük, yönetilebilir hedeflerle inşa edilebileceğini savundu.
Duckworth, hedeflerin gerçekleştirilme sürecinde söylem değişikliğinin nörolojik düzeyde ödül mekanizmasını tetiklediğini ve alışkanlık döngüsünü kalıcı hale getirdiğini dile getirdi.
Haber: Cemile Kurel / Haber Merkezi