Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda yürütülen süreçte yeni detaylar ortaya çıktı. 5 Ağustos’tan bu yana 21 kez toplanan süreç komisyonunun raporunda, yasal düzenlemelerin yapılabilmesi için örgütün tüm silahları bırakmasının şart olmadığı, “teyit ve tespit edilen belli bir aşamanın” yeterli olacağı ifade edildi. Silah bırakma süreci MSB ve MİT tarafından denetlenecek, gelişmeler doğrudan Cumhurbaşkanı’na raporlanacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kamuoyuna “Terörsüz Türkiye” başlığıyla duyurduğu yeni süreç planına ilişkin ayrıntılar netleşmeye başladı. Süreç komisyonunun 5 Ağustos’tan bu yana gerçekleştirdiği 21 toplantının ardından hazırlanan raporun, önümüzdeki dönemde Meclis’e sunulacak yasal düzenlemelere zemin oluşturacağı belirtiliyor.
Raporda, yasal adımlar için örgütün “son silahı bırakması” şartının aranmayacağı; bunun yerine silah bırakma konusunda “belirli bir eşiğin aşılmasının” yeterli kabul edileceği kaydedildi.
Raporda dikkat çeken başlıklardan biri de “teyit, tespit, raporlama ve gözlem mekanizması” oldu.
Buna göre:
Silah bırakma sürecini Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) denetleyecek.
Sahadaki gelişmeler düzenli olarak raporlanacak.
Süreç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doğrudan iletilecek.
Erdoğan’ın süreci yakından takip etmek üzere özel bir kurumu görevlendireceği ifade ediliyor.
Örgütün, özellikle Kandil’e kadar uzanan bazı alanları (Metina, Hakurk, Gara gibi) boşaltmasının “somut gösterge” kabul edilebileceği belirtiliyor.
Süreç raporunun ardından infaz düzenlemeleri ve toplumsal entegrasyon başlıklarının Meclis gündemine gelmesi bekleniyor.
TBMM’nin, silah bırakma sürecinde hızlanma olması halinde Nisan 2026 itibarıyla örgüt mensuplarının topluma kazandırılmasına yönelik düzenlemeler üzerinde çalışmaya başlayabileceği ifade ediliyor.
Bu kapsamda “umut hakkı” tartışmaları da yeniden gündeme geldi. Mevcut mevzuata göre bu haktan yararlanabilmek için 36 yıl ceza infazı şartı bulunurken, sürece ilişkin olası yasal düzenlemelerin yeni bir hukuki zemin oluşturabileceği konuşuluyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan ve kamuoyunda “ikinci çözüm süreci” olarak nitelendirilen yeni dönemde, iktidar kanadının süreci yasal çerçeveye taşımaya hazırlandığı görülüyor.
İktidara yakın kaynaklar, “son silahın bırakılması” gibi mutlak bir şart yerine “sahada geri dönülemez aşamaya gelinmesi” kriterinin esas alınacağını belirtiyor.
Sürece ilişkin detayların kamuoyuna yansımasının ardından siyasi çevrelerde ve toplumda farklı değerlendirmeler yapılmaya başlandı.
Bir kesim, sürecin hızlandırılmasını ve kalıcı çözüm adımlarını destekliyor.
Bir kesim ise “tam silah bırakma şartı” olmadan yasal düzenleme yapılmasının güvenlik açısından risk taşıyabileceğini savunuyor.
Özellikle “belli sınır yeterli olacak” yaklaşımı, tartışmaların merkezine yerleşmiş durumda.
Önümüzdeki aylarda sahadaki gelişmeler, silah bırakmanın kapsamı ve teyit mekanizmasının nasıl işletileceği belirleyici olacak. Sürecin hızına bağlı olarak Meclis takviminin netleşmesi ve infaz düzenlemelerinin gündeme gelmesi bekleniyor.
“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda başlatılan yeni planın, hem güvenlik politikaları hem de hukuk sistemi açısından önemli sonuçlar doğuracağı değerlendiriliyor.
Gözler şimdi, sahadan gelecek raporlarda ve Ankara’nın atacağı somut adımlarda.
Kaynak: YENİÇAĞ / Haber Merkezi