Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD), 2025 yılına ait sektör verilerini kamuoyuyla paylaştı.
Açıklanan rakamlar, Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri olan beyaz eşyada hem üretim hem de ihracat kanadında ciddi bir daralma yaşandığını ortaya koydu.
2025 yılı sonuçlarına göre, altı ana ürün grubundaki ihracat hacmi son sekiz yılın en düşük seviyesine gerileyerek 2017 yılı rakamlarına dönmüş oldu.
Verilere göre, 2025 yılında beyaz eşya ihracatı bir önceki yıla oranla %10 azalarak 20,2 milyon adet seviyesine indi. İhracattaki bu kayıp üretim rakamlarını da doğrudan etkiledi; sektörün toplam üretimi %9’luk düşüşle 29 milyon adet olarak kaydedildi. İç pazarda da benzer bir tablo hakim oldu; altı ana ürün grubunda iç satışlar %3 daralarak 9,9 milyon adet seviyesinde gerçekleşti.

TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül, sektörün içine bulunduğu tabloyu endişe verici olarak nitelendirerek şu değerlendirmede bulundu:
“Can damarı ihracat olan sektörümüzde, ihracat hacminin on yıl önceki seviyelere geri dönmüş olması sanayimiz adına endişe vericidir. Bu durum, rekabet gücümüzün korunması açısından kritik bir eşiğe gelindiğini göstermektedir.”
Şengül, üretiminin yaklaşık %70’ini dış pazarlara gönderen sektörün korunması gerektiğini vurgulayarak, "Üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini ihraç eden bir sektör olarak, bu kayıpların kalıcı hale gelmemesi için ihracatı destekleyecek politikalara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
Sektör temsilcileri; artan enerji, finansman ve girdi maliyetlerinin yanı sıra Uzak Doğulu üreticilerin pazar payı kazanımlarının Türkiye üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekiyor. TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz, özellikle hammadde erişimindeki zorluklara değinerek; yassı çelik, emniyet camı ve polistiren gibi ürünlerdeki korumacı politikaların maliyetleri yükselttiğini belirtti.
TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Benay Bakışkan ise Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) ödemelerinin sektör üzerinde yıllık yaklaşık 3 milyar TL’lik bir yük oluşturduğunu ifade ederek, bu yükümlülüklerin geçici olarak hafifletilmesinin sektörün nefes alması için kritik olduğunu söyledi.
İç pazarın canlandırılması için taksit imkanlarının artırılması ve finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğini savunan TÜRKBESD yönetimi, 2026 yılının daha temkinli bir dönem olacağına işaret etti.
TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Semir Kuseyri ise enerji tasarruflu ürünlerin teşvik edilmesinin hem tüketici bütçesine hem de milli servete katkı sağlayacağını hatırlatarak, "İç pazarı destekleyecek ve sürdürülebilir talebi güçlendirecek adımların gecikmeden hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor" dedi.
Kaynak: Ekonomi Servisi