Dünya genelinde etkisini artıran dondurucu soğuklar, yalnızca mevsimsel hastalıkları değil, hayati risk taşıyan kardiyovasküler olayları da beraberinde getirdi.
Bilimsel veriler, hava sıcaklığındaki ani düşüşlerin hastanelerin acil servislerindeki kalp krizi ve inme başvurularını doğrudan artırdığını ortaya koydu.
BİLİMSEL VERİLER VE DAMAR DARALMASI FAKTÖRÜ
Tıp dünyasında vazokonstriksiyon olarak bilinen süreçle birlikte, vücut iç ısısını korumak amacıyla yüzeye yakın kan damarlarını büktü. Bu durum, kalbin kanı pompalamak için daha fazla efor sarf etmesine ve kan basıncının tehlikeli seviyelere çıkmasına neden oldu.
Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu (LSHTM) tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırmada, günlük sıcaklıktaki her 1 santigrat derecelik düşüşün, takip eden 28 gün içinde kalp krizi riskini %2 oranında artırdığı saptandı.
YABANCI UZMANLARDAN HAYATİ UYARILAR
Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Harvard Tıp Fakültesi Kardiyoloğu Dr. Stephanie Moore, soğuk havanın kanın pıhtılaşma eğilimini artırdığını vurguladı.
Moore, "Düşük sıcaklıklar kanın vizkozitesini, yani akışkanlığını değiştirerek daha yapışkan bir hale getirdi. Bu durum, koroner arterlerde pıhtı oluşumunu hızlandırarak kriz ortamını hazırladı" şeklinde konuştu.
Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) Üyesi Profesör Dr. Thomas Lüscher ise soğuk havada yapılan ani fiziksel aktivitelerin tehlikesine dikkat çekti.
Lüscher, "Soğukta kar küremek veya hızlı yürümek gibi aktiviteler, zaten daralmış olan damarlar üzerinde aşırı yük oluşturdu. Vücudun oksijen ihtiyacı artarken, daralan damarlar bu ihtiyacı karşılayamadı ve miyokard enfarktüsü vakaları tetiklendi" ifadesini kullandı.
İNME RİSKİ VE KORUNMA YÖNTEMLERİ
Sadece kalp değil, beyin sağlığı da soğuk hava dalgasından olumsuz etkilendi. Yüksek tansiyonun tetiklenmesiyle birlikte serebral arterlerde meydana gelen basınç, inme (felç) riskini %30 oranında yukarı taşıdı.
Uzmanlar, özellikle yaşlıların ve kronik rahatsızlığı olanların kalın tek bir katman yerine, ısıyı hapseden çok katmanlı giysileri tercih etmesi gerektiğini belirtti.
Haber: Gülsüm Hülya Sundu / Haber Merkezi