HABER
HABER HaberleriSu altında gizlenen tarih: Sekiz bin yıllık insan kalıntıları bulundu
Su altında gizlenen tarih: Sekiz bin yıllık insan kalıntıları bulundu
Meksika’nın Yucatán Yarımadası’nda yer alan su altı mağaralarından birinde keşfedilen en az 8 bin yıllık insan kalıntıları, bölgedeki tarihöncesi gömü uygulamalarına dair yeni ipuçları sundu.
Kıyı şeridinde, Tulum ile Playa del Carmen arasında bulunan geniş mağara sisteminde yapılan araştırmalar sırasında, arkeolog Octavio del Río ve deneyimli mağara dalgıcı Peter Broger’in de yer aldığı ekip dikkat çekici bulgulara ulaştı. Mağaranın derinliklerine doğru yaklaşık 200 metre ilerleyen ekip, suyun yaklaşık 8 metre altında, kısmen tortularla kaplanmış insan iskeletine rastladı.
RİTÜEL AMAÇLI MI?
İlk incelemeler, kalıntıların gelişigüzel değil, bilinçli bir şekilde tortu birikintisinin üzerine bırakıldığını düşündürüyor. Bu durum, söz konusu alanın ritüel amaçlı bir gömü yeri olarak kullanılmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Ancak uzmanlar, bireyin mağarada hayatını kaybedip kaybetmediği ya da sonradan buraya taşınıp taşınmadığı konusunda henüz kesin bir sonuca ulaşmış değil.

Araştırmacılara göre kalıntıların en az 8 bin yıl öncesine tarihlenmesinin en önemli nedeni, bu mağaraların geçmişte kara parçası olması. Son Buzul Çağı’nın sona ermesiyle birlikte deniz seviyesinin yükselmesi, bu alanların su altında kalmasına ve günümüzdeki cenote sistemlerinin oluşmasına yol açtı.
Bu bağlamda, iskeletin daha geç bir dönemde su altındaki bu noktaya yerleştirilmiş olması düşük bir olasılık olarak değerlendiriliyor. Ayrıca kalıntıların mağara girişinden oldukça uzakta bulunması da bu görüşü destekliyor.

Yucatán’daki cenoteler, daha önce de binlerce yıl öncesine ait insan kalıntılarıyla bilim dünyasının ilgisini çekmişti. Bölgede ortaya çıkarılan bazı bulguların 13 bin yıl öncesine kadar uzanması, burayı Amerika kıtasındaki en eski insan yerleşimlerinden biri haline getiriyor.
SON OTUZ YILDA TESPİT EDİLEN İNSAN İSKELETİ SAYISI 11’E ULAŞTI
Son keşifle birlikte bölgede son otuz yılda tespit edilen insan iskeleti sayısı 11’e ulaştı. Önceki buluntularda ateş izlerine rastlanması, bu mağaraların yalnızca doğal oluşumlar değil, aynı zamanda ritüel alanlar olarak kullanılmış olabileceğini gösteriyor.
Öte yandan uzmanlar, bu hassas yer altı sistemlerinin ciddi tehdit altında olduğuna dikkat çekiyor. Artan turizm faaliyetleri ve büyük ölçekli altyapı projeleri, hem doğal dengeyi hem de arkeolojik mirası riske atıyor. Bu nedenle cenote sistemlerinin korunması, bilimsel ve çevresel açıdan büyük önem taşıyor.

Yeni keşfedilen kalıntıların kimliği ve gömü biçimiyle ilgili detayların, ilerleyen analizlerle daha netleşmesi bekleniyor.
Kaynak: Haber Merkezi


