Terör örgütü PKK/SDG’de Suriye’nin doğusuna çekilirken eş zamanlı hamleler Türkiye’de kaygı uyandırdı.
Güvenlik Uzmanı, stratejist Prof. Dr. Sait Yılmaz Suriye’nin hatta İran’ın kaderini de Irak’a benzetileceğinin sahadaki gelişmelerden anlaşıldığını belirterek, “Şu anda yaşananlar Irak’tan farklı bir tablo ortaya koymuyor. Konjonktürel gelişmeler Suriye’de adım adım Kürt özerk bölgesine gidildiğini gösteriyor. İçinden geçtiğimiz süreçte ABD ve İsrail zaten PKK-YPG’nin yanında. Suriye’nin de tek başına terör örgütüyle mücadele etmesi olanaklı görünmüyor. Tüm verileri topladığımızda Irak’ta olduğu gibi bir Kürt özerk bölgesinin kurulacağı anlaşılıyor. ABD ve İsrail ise bölgede kaostan beslenip meşruiyet kazanıyor” dedi.
Suriye’de masada neler konuşulduğunun tam olarak bilinmediğine dikkat çeken Sait Yılmaz, şunları söyledi:
“Masada konuşulanlar hakkında her hangi bir bilgimiz olmadığı için sahadaki gelişmeleri yakından takip ederek bir öngörü ortaya koymak durumundayız. İçinden geçtiğimiz süreçte ABD ve İsrail Suriye’de terör örgütü PKK-YPG’nin yanında bunu açıkça görüyoruz. ABD’li danışmanlar açıkça söylenmiyor ama SDG’nin içinde yer alıyorlar ya da SDG’lilerin yanında yer alıyorlar. Kısacası destek veriyorlar. Bu nedenle daha önce Irak’ta yaptıklarının bir benzerini Suriye’de yapacaklar. Suriye’de PKK/YPG’nin bulunduğu yerde bir Kürt özerk bölgesinin kurulacağı anlaşılıyor.”
ABD ve İsrail’in 70 yıllık projesinin adım adım işlediğini dile getiren Yılmaz, “ABD ve İsrail’in bölgeyi kontrol altına alma projesi devam ediyor. Irak, Suriye, İran hattındaki gelişmeler bunun ispatı. Suriye’de de gerçekleştirmek istedikleri bir Kürt özerk yönetimi oluşturmak. Bu nedenle terör örgütüne destek veriyorlar. İçinden geçtiğimiz süreçte zaten Suriye yönetiminin de bununla mücadele edecek gücü bulunmuyor. Dolayısıyla İsrail ve ABD’nin istediğini alabileceği görülüyor” dedi.
Fırat’ın batısında birçok aktörün bulunduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Bu bölge çatışmalı bir süreçten geçti, geçiyor. Fırat’ın batısında da Suriye güçlerinin tek başına yetersiz kaldığını görüyoruz. Türkiye’nin Suriye’de ki etkisini son dönemde yaşananlardan gördük elbette. Ancak bu geniş çaplı bir operasyon yapılabileceği anlamına gelir mi, bunu üzerinde dikkatli düşünmek gerekiyor. Rusya, ABD, İsrail’in de Suriye’de ki varlığını dikkate alırsak operasyon yapılması kolay görünmüyor. Bu konuda elbette önümüzde ki süreçte yaşanacaklar da önemli” diye konuştu.
İsrail’in Dürzileri bulunduğu bölgeyi tamamıyla kontrol altına alarak, kendisine entegre etmek istediğini belitten Yılmaz, şunları ifade etti:
”İsrail Dürzilerin bulunduğu bölgeyi tamamıyla kontrol altına alıp kendisine entegre etmek istiyor. Kendi çıkarları doğrultusunda bu yönde adım attığını da görüyoruz. Dürziler her ne kadar bir hamle yapmak istiyorsa da silahlı güçleri de olmadığı için bu hamleyi yapabilmeleri çok zor. Öte yandan ABD ve İsrail gerek Suriye’de gerekse Ortadoğu’nun bahsettiğimiz bölgelerinde istikrar istemiyor. Gerek ABD, gerekse İsrail bölgede kaosun sürmesinden yana turum takınıyor. Bölgede kalabilecekleri için bu gerekiyor. Aynı durumu Suriye içinde söyleyebiliriz. ABD ve İsrail meşruiyetlerini bu kaostan sağlıyor.”
Suriye’de yarım kalan konuların bulunduğunu ve bunun da istikrarı geciktirdiğini anlatan Yılmaz, “Suriye’de bundan sonra gücü yeten istediğini alacak gibi bir durum ortaya çıkıyor. Suriye sahasındaki aktörlerin yerel uzantılarının güç mücadelesini de görebiliriz önümüzde ki günlerde” dedi
YENİÇAĞ - Fatih Erboz / Özel Haber